Masaldaki renkler son derece değerlidir, çünkü her birinin kendisine ait birer ölüm doğası ve hayat doğası vardır. Siyah, çamurun, doğurgan olanın, fikirlerin ekildiği temel maddenin rengidir. Ancak siyah, ölümün de rengidir, ışığın kararmasının da. Siyahın üçüncü bir yüzü daha vardır. La Loba'nın üstünde durduğu dünyalar-arasındaki-dünyaya eşlik eden renktir, çünkü siyah, inişin rengidir. Siyah daha önce bilmediğiniz bir şeyi hemen bileceğinize dair bir vaattir.
Kırmızı, feda edilmenin, öfkenin, cinayetin, eziyet edilip öldürülmenin rengidir. Ancak, kırmızı coşkulu hayatın, dinamik duyguların, canlılığın, eros'un ve arzunun da rengidir. Psişik rahatsızlık için güçlü
bir ilaç olarak değerlendirilen bir renktir, iştah uyandıran bir renk. Dünyanın her tarafında kızıl anne diye bilinen bir figür vardır. Belki siyah
anne ya da siyah hanım kadar ünlenmemiştir, ama "belli bir sonuca varan şeyler"in gözetleyicisidir. Özellikle doğurmak üzere olanların teveccühünü kazanmıştır, çünkü kim bu dünyayı terk ederse ya da bu
dünyaya gelirse, onun kızıl nehrinden geçmek zorundadır. Kırmızı, bir yükselişin ya da doğumun hemen gelmek üzere olduğuna dair bir vaattir.
Beyaz, yeni olanın, saf olanın, bozulmamış olanın rengidir. Bedenden arınmış ruhun, fiziksel olan tarafından engellenmemiş tinin de rengidir. Temel beslenmenin, anne sütünün rengidir. Buna karşın, ölünün pembeliğini, yaşam gücünün kırmızılığını yitirmiş şeylerin de rengidir. Beyaz olduğunda her şey oan için tabula rasa'dır, üzerine hiç bir şey yazılmamıştır. Beyaz, yeni başlayan şeyler için yeterince besin bulunduğuna, boşluğun ya da yokluğun doldurulacağına dair bir vaattir.