“Vücutlarımız, birbirimize en kolay vereceğimiz şeydir; asıl mesele, hayatımızı verebilmektir. Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmaktır!"
Sen farkında değilsin, ruh açlığı içindesin.
Felaket şurada, bugünkü nesil ortadan çekildi mi çoğu ezbere olan bu eserler kaybolacak.Mesela tek başına Münir Nurettin’in bildiklerini düşünün.
Aklın bittiği yerde parlayan büyük incinin kendisi oldum; ondan bir zerre değil, kendisi. Aklın serhaddinde hiçbir aydınlığın gölgelemediği yerde kendi içinden aydınlık, pırıl pırıl tutuşan büyük su nergisiyim. Fakat hayır, o bunu diyeceği yerde, "Mademki düşünüyorum. O hâlde varım, mademki duyuyorum, o hâlde varım, mademki harp ediyorum, o hâlde varım, mademki ızdırap çekiyorum, o hâlde varım! Sefilim varım, budalayım varım, varım, varım!" diyordu.