Evrem

Ancak, akılcı bir ana babanın elinde büyüseler bile, genç kızlar, özellikle de on ikinci yaşlarından itibaren, arkadaş grupları, kültürel güçler ya da psişik baskılar tarafından ayartılıp kendi gerçeklerinden uzaklaştırılırlar ve böylece kendilerini keşfetme sürecinde son derece pervasız bir risk alma davranışı sergilerler.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
Reklam
Bir kişi çoğunlukla kadının yaratıcı özsuyunu çalar, onu kendi zevkine ya da kullanımına ayırır, kadını solmuş, ne olup bittiğini anlamaz bir halde bırakır, bu arada kendisi daha da pembeleşip güçlenir. Yok edici kişi, aklına, düş gücüne, yüreğine, cinselliğine ya da her neyse, ona bir sifon bağlanmış olduğunu algılamaması için, kadının içgüdülerine kulak vermemesini arzular.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Kadınlar olarak, kendimizin ölü ve parçalanmış kısımlarımızı geri çağırmak, hayatın kendisinin ölü ve parçalanmış kısımlarını geri çağırmak bizim meditasyon pratiğimizdir. Ölmüş olandan yeniden bir şey yaratan, her zaman için iki taraflı bir arketiptir. Yaratıcı Anne her zaman Ölüm Anne'dir de ve bunun tersi de geçerlidir. Bu ikili doğa ya da ikili görev nedeniyle bizi bekleyen en önemli iş, çevremizde ve içimizde neyin yaşaması, neyin ölmesi gerektiğini anlamayı öğrenmektir. Yapmamız gereken, ikisinin de zamanlamasını kavramak; ölmesi gerekenlere ölmeleri için, yaşaması gerekenlere yaşamaları için izin vermektir.
Sayfa 47·Kitabı okuyor
İçgüdüsel doğayla yan yana olmak; hayat alanını belirlemek, kendi sürüsünü bulmak, yetenek ve kusurlarına bakmaksızın güven ve gurur duyarak bedeninin içinde olmak, kendi yararına konuşmak ve hareket etmek, farkında ve uyanık olmak, sezgi ve algının doğuştan gelen dişil güçlerine dayanmak, kendi döngülerine girmek, ait olunan yeri bulmak, vakarla yükselmek, mümkün olduğunca yüksek bir bilinç düzeyini korumak demektir.
Sayfa 25·Kitabı okuyor