“Gerçek cennetler kaybettiklerimizdir," demiş Proust.
Bir koku bizi çocukluğun ego nedir bilmez, saf ve masum zamanlarına alır götürür. İnsan güzellikle yaşar. Güzelliğin bizi alıp götürmesine izin verelim. Güzel görelim, güzel konuşalım, güzeli arayalım. Güzelin bendeleri olalım.
Ola ki yaralı ruhlarımız teselli bulur. *
Güzellik, zamanın penceresinden sonsuzluğun ruhumuza sarktığı, içimizdeki en iyi "ben"i harekete geçiren bir deneyim. Hepimiz daha iyi insanlar olabiliriz! Güzeli gören güzeli ister. İsteyen arar. Güzellikle düşüp kalkan güzeli imar ve inşa eder.
Tahayyül, sezgi ve güzellik, eğitimin ve günlük hayatın dışına çıkarıldığında, ruhsuz şirket yöneticileri ekonomileri, psikopat liderler de dünyayı yangın yerine çevirebilir. Kalp ve ruh, El Hamra'nın eşsiz bahçelerinde tattığı güzelliği, ne kadar albenili de olsa bir alışveriş merkezinde tadamaz. Durup bakalım kendimize. Durup bakalım dünyaya. Durup bakalım kendi içimize gömdüğümüz, körelttiğimiz hassasiyetlerimize.