Haleb'de iken, İslâm hukukunu küçük düşürmek kastıyla, "Müslüman erkek, Hristiyan bir kadınla evlenebilir de bir Hristiyan erkek, neden Müslüman bir kadınla evlenemez?" diye soran gayr-i müslim bir talebeye, "Biz Müslümanlar, peygamberiniz Hz. İsa'ya ve kitabınız İncil'e inanıyoruz. Eğer siz de peygamberimiz Hz. Muhammed'e (sas) ve kitabımız Kur'ân'a inanırsanız, kızlarımızla evlenebilirsiniz" dedim. Talebe şaşkına dönerek yanımdan ayrıldı.
Kur'ân'ın birçok yerinde kıtal ve cihad kelimeleri, sebilillah kelimesiyle beraber anılmıştır. Bu birlikte anış, savaşın asıl amacının, servete ulaşmak, yiğitliğini ortaya koymak, diktatörlüğünü göstermek veya yeryüzünde mutlak bir saltanat kurmak değil, i'lâ-i Kelimetullah (Allah (cc) isminin yüceltilmesi) olduğuna işaret içindir.
Oruç ibâdetinin esas gâyesi, özellikle insanı takva mertebesine ulaştırmaktır. Çünkü Allah (cc), oruç farzının hikmetini anarken, elem duymak, acıkmak veya sıhhat bulmak için değil, "Ta ki korunasınız." diye buyurmuştur.