Babam omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas’tı.Şimdi, o aramızdan ayrılınca, tüm o geçmişin çatırdayarak üzerime usulca yıkıldığını, beni tüm öğle sonralarının arasına gömdüğünü hissediyorum.Çocukluğun sessizce yıkılıp dağılan öğle sonraları.Ve yardım için çağıracağım kimsem yok.
Baş karakterle tecrübe ettiğimiz bazı şeyler
aynı olunca kitabın bitmesini hiç istemedim.Yer yer bazı durumlar özellikle benzer bir süreçten geçenler için tetikleyici olabilir.Yazardan okuduğum ilk kitaptı,diğer kitaplarını da zamanla okuyacağım.
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki,her boş ânı yokluğuyla dolduruyor.