“Dünya her zaman, ancak bir şey söyler. Ve yıldızdan yıldıza giden bu sabırlı gerçeklikte, bizi kendimizden ve başkalarından kurtaran bir özgürlük vardır; ölümden ölüme giden öteki sabırlı gerçeklikte olduğu gibi. Patrice, Catherine, Rose ve Claire kendilerini dünyaya bırakmalarından doğan mutluluğun bilincine varıyorlar o sırada. Eğer bu gece, onların yazgılarının bir simgesiyse, bu yazgının aynı anda tensel ve gizli olmasına ve onun yüzünün, gözyaşlarıyla güneşe bulanmışlığına hayran oluyorlar. Acılı ve sevinçli yürekleri mutlu ölüme doğru uzanan o ikili dersi işitebiliyor.”
"How is one to maintain the imperative of “freeing economic growth,” of “winning” in the grand economic competition, while the future will define this type of growth as irresponsible, even criminal?"