İçin karışık ve durulsun diye yazacaksın Gereksizyazar, yazdıkça daha mı karışacak için, yoksa arzu ettiğin gibi durulacak mı; bunu bilemeyeceksin; bunu bilemediğin için yazmaya devam edeceksin. Kuyuda boğulana kadar.
Peki, Gereksizyazar’ımın bu, samimi olmasına samimi ama derinlikten yoksun sözlerini onun dehasının neresine koyacağız. Şurasına diyeyim yazarımdan aldığım güçle; deha çamuru eline aldığı zaman ne yapacağını soranlara aptalca cevaplar verir, elinde yuvarlarken de aptalca cevaplar vermeye devam eder, ama onun kıt aklından bağımsız sızı parmakları hep kendi istediği gibi hareket ettirir. Sonuçta dehanın elindeki muhteşem heykeli alırken alkışlayanlar, üstad bize neden bir insan kafası yapacağını söylemedin de abuk subuk konuştun derler. Deha elinden alınan heykele bakar. Orada çamuru görür. Üzerine bir parça acısından katmıştır sadece. Bir parça da yalnızlığından. Bir parça da hayalinden. Çünkü der, bir şey söylemesi gerektiği için, neresinde olduğumu bilmiyorum. Neyin derler alkışlayanlar. Deha yine aptalca cevaplar vermeye devam edecektir çoğu zaman; iyi roman yazmak üzerine gençlere ne tavsiye edersiniz üstadım diye bir soruyla karşılaşan gerekli yazarların verdiği teknik üzerine cevaplara benzer türden ama bazen de aptalca cevaplar vermeyip şöyle diyecektir deha; neyin neresinde olduğumu mu? Ben sandığınız kişi değilim. Çamurunu alır ve gider deha.