Eylem Ezdirici

Zaman olurdu ki bütün hayatı sadece kaçışlardan ibaret kalırdı.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bu son hayal kaç tane Nuran’ın birden yerini aldı. Bu keskin, doğrudan doğruya ciğerde çalışan hançer, bu tam öldürmeden kıvrandıran kadeh, bütün sessiz kudretiyle hazırlansın diye tanıdığı kadının hayran olduğu, tapındığı kaç hususiyeti birden kaybolmuştu. Mümtaz’ı o kadar çıldırtan o çocuk neşesi, yalnız mesut kadınların tanıdığı o feyizli bahar, kendisini bir aşkın ortasında, yarattığı bir âlemin içinde gibi idrak etmenin şuuru, o emniyet, o daima yaratış hâlinde zeka ve ruh taşkınlıkları, artık hiçbiri, hiçbiri kalmamıştı. O neşe bir sırça kadehti ki, kırılmıştı. O aşkın, her şeyi örtmeğe hazır bahar, bu önündeki elmasın katılığında feyizlerine son vermişti. Işın en acısı Mümtaz’ın geçtiği yolların hiçbiri kaybolmasın diye kendisine bir şeyler saklamasıydı; onun için bu durgun rebessumun aynasında muhayyilesi her an ona kaybettiği cennetlerin bir köşesini açardı.
Sayfa 62·Kitabı okuyor
"Meçhul bir felaketten buraya düşmüş..."
Sayfa 47·Kitabı okuyor
Ne kadar mustarip olursanız olun, güneş bu ıstırabın arasında er geç bir çatlak buluyor, oradan altın bir ejder gibi kayıyor. Sizi iç mahzeninizden çıkarıyor, bir yığın imkânı bir masal gibi anlatıyor. “Sanki, bana inanın, ben her mucizenin kaynağıyım, her şey elimden gelir, toprağı altın yaparım. Ölüleri saçlarından tutup silker, uykularından uyandırırım. Düşünceleri bal gibi eritir, kendi cevherime benzetirim. Ben hayatın efendisiyim. Bulunduğum yerde yeis ve hüzün olamaz. Ben, şarabın neşesi ve balın tadıyım” diyordu. Ve bu nasihati dinleyen hayat, her izninin üstünde cıvıl cıvıl ötüyordu.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Her şey değişebilir, hattâ kendi irademizle değiştiririz. Değişmeyecek olan, hayata şekil veren, ona bizim damgasını basan şeylerdir.
Sayfa 21·Kitabı okuyor