“… daha evvel nasıl devrildiyse bir bir yıllar, elbet geçecek her şey yine. Ayrılıklar, kalp kırıklıkları, bekleyişler, mevsimler ve tabii bir de bu yaz. Hep bir enkazdan doğacağız biz ve en nihayet göçerken buralardan, ardımızda bırakacağımız yine başka bir enkaz.”
“Beklemeyi bilmek, talimli olduğum bir maharetti. Anlamadan beklemek. Ne kadar bekleyeceğimi kestiremeden, niye ve hatta bazen neyi beklediğimi dahi çözemeden, öylece beklemek…”
“… insan ruhu için en kahredici ceza görmezden gelinmekmiş. Kişi, her türlü işkenceye dayanabilirmiş de, yok sayılmaya, varlığının öteki tarafından tasdik edilip onaylanmamasına katlanamazmış.”