Eylem

Eylem
@eylemiyat
Kendi çapında edebiyatçı, amatör fotoğrafçı
Lisans
13 Kasım
89 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Farklı ve iyi bir konu.
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Kitapla ilgili dikkatimi çeken ilk şey adı oldu, duyduğum en iyi kitap isimlerinden biri olduğunu söylemeliyim. Kitabı bir kitapçıda gördüğümde ve arka kapak yazısını okuduğumda konusu aşırı ilgimi çekti; sonrasında internetten satın aldım ve okuduğum kitap bitince hemen buna başladım. İlk olarak şunu söylemeliyim ki kitabın konusu gerçekten çok güzel, etkileyici ve yaratıcı. Çoğu insan gibi ben de zaman zaman, "Ya başka bir yol seçmiş olsaydım şu an nasıl bir hayatım olurdu?" diye düşünüyorum, kitabı okurken de bunun hakkında sık sık düşündüm. Kitabın konusu her ne kadar etkileyici olsa da bana kalırsa ilk sayfaları o kadar da etkileyici ve akıcı değildi, bence biraz sabır gösterilmesi gerekiyordu ve ben de kurgunun nereye gideceğini, kitabı nasıl biteceğini çok merak ettiğim için sabır göstererek okudum. 140'lı sayfalardan sonra kitap bir anda aşırı akıcı oldu ve geri kalan 140 civarı sayfayı tek oturuşta okudum. Nora karakteri içime dokunan bir karakter oldu, bazı noktalarda ona kızsam da onunla empati de kurabildim ve onu anladım. Bence iyi yazılmış bir karakterdi ve öyküsü iyi yazılmıştı. En sevdiğim karakter kesinlikle Ash oldu ama keşke yazar ikilinin akıbeti hakkında daha açık bir bilgi verseydi. Bu konu bira içimde ukte kaldı ama ben bu konu hakkında iyi düşüneceğim. Toparlamak gerekirse ilk 100 sayfasına biraz sabır gösterilirse kitabın kalan kısımları heyecanlı ve akıcı bir şekilde ilerliyor, yazar okurun ilgisini uyandırıyor ve sayfaları merakla çevirmesini sağlıyor. Bazı konularda aydınlanma yaşamamı sağlayan ve dünyaya farklı bir pencereden bakmama neden olan güzel bir kitaptı. Konusu ilginizi çektiyse kesinlikle bir şans verilebilir.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Başyapıt.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bu kitap hakkında ne söylesem az kalır ama birkaç kelam edeceğim, diyerek başlıyorum. 444 Basamak, On İçimdeki Katil kitabının devam kitabı ve macera kaldığı yerden tam gaz devam ediyor. İlk kitabı da severek, tek solukta okumuştum fakat bu ikinci kitabı okurken kendimi kaybettim resmen. Yarısını tek oturuşta okuduğumu hatırlıyorum, olaylar o kadar akıcı ve heyecanlıydı ki kitabı elimden bırakamadım. Mazzanti'nin kalemine zaten âşığım, bütün romanlarını da okudum fakat bu romanı açık ara favorim ve kendisinin bile bu romanın üstüne kolay kolay çıkabileceğini düşünmüyorum. Bundan daha iyi bir roman nasıl olur, hayal bile edemiyorum. Neyse, abartmayayım fakat gerçekten muhteşem ötesi bir kitaptı. Konusu, işlenişi, olay akışı kusursuzdu; Mazzanti de bir doktor olduğu için olayın psikoloji yönünü çok iyi ele almıştı -alanında uzman kişilerle görüştüğü çok belli, terimler vardı fakat hepsi okurun anlayabileceği bir dilde yazılmıştı ve kafa karıştırıcı hiçbir nokta yoktu. Sırf şu bile kendisinin ne kadar usta bir kalem olduğuna tek başına bir kanıt. Okurken gerim gerim gerildiğim, ne olacak diye kalbimin küt küt çarptığı, sayfaları hızlıca çevirerek bir sonraki sayfaya sanki çok açmışım da önümde leziz bir yemek varmış gibi bir şevkle geçtiğim bir romandı. Bulduğunuz yerde önce On İçimdeki Katil, sonra da bu kitabı alın, okuyun ve okutun, diyerek bitiriyorum. Bu sene okuduğum en iyi kitaptı.
Edebiyat
444 BasamakMario Mazzanti · Sonsuz Kitap Yayınları · 20191,370 okunma
Muhteşem.
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
Sosyal medyada dizeleri çok sık karşımıza çıkan bir şair Cemal Süreya, ben de gördüğüm dizelerini beğenerek bu kitabı satın aldım. Beklentim vardı ama çok yüksek tutmamaya gayret ettim -çünkü Turgut Uyar'da da gördüğüm dizelerinden yola çıkarak beklentiyi çok yükseltmiştim ve seçme şiirlerinden oluşan Göğe Bakma Durağı'nı beğenmemiştim- ve şiirleri okumaya başladım. Çok ama çok beğendiğimi söylemem gerekir. Enfes şiirler vardı; müthiş benzetmeler, betimlemeler yapılarak bahsedilen konu okura çok iyi hissettirilmişti. Zaten burada da pek çok alıntı paylaştım kitaptan. Okurken birkaç kez okuduğum dizeler, bentler hatta şiirler oldu. Bir şiir kitabı okuyorsanız her şiiri sevmeyi beklemezsiniz, beklememelisiniz de, benim de beğenmediğim şiirler elbette oldu ama genel itibariyle müthiş şiirler vardı. Cemal Süreya'nın kalemi içinde zıtlıklar barındıran usta bir kalem; hüzün ve sevinç, aşk ve kalp kırıklığı, umut ve umutsuzluk bir aradaydı. Bazı şiirleri okurken suratım asıldı, bazılarını okurken güldüm ve iki seferde de duyguyu bana bu kadar iyi aktarmasını takdir ettim. Cemal Süreya neden bu kadar çok seviliyor, şiirleri neden bu kadar sevilerek okunuyor, anlamış oldum. Gerçekten usta bir kalem ve kelimelerle oynamayı, duyguyu okura geçirmeyi çok iyi başarıyor. Ara sıra rastgele sayfalarını açıp okuyacağım nadide şiir kitaplarından biri oldu.
Edebiyat
Sevda SözleriCemal Süreya · Can Yayınları · 202032,2bin okunma
Konusu güzel, peki ya işleniş tarzı?
7/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
Konusu itibariyle ilgi çekici bir romandı. Cat isimli kızımız kendisini takip eden ve öldürmek isteyen birisi ya da birileri olduğundan şüphelenerek yıllar önce öldürülen annesinin arkadaşı olan polis Stride'ın evine gidip oraya sığınıyor, olaylar da bu şekilde başlamış oluyor. Cat altı yaşındayken babası annesini bıçaklayarak öldürüyor, sonra da kafasına sıkarak intihar ediyor ve kızımız da koruyucu bir aileye veriliyor ve onu fahişe olmaya zorlayan trajik hayat öyküsü başlıyor. Kitaptaki karakterlerin hiçbirini çok sevmediğimi söylemem gerekir, her romanda kendime yakın hissettiğim ya da sempati duyduğum en azından bir karakter olurken bu kitapta hiçbir karaktere ısınamadım. Özellikle Maggie isimli karakterden -ana karakterimiz Stride'ın çalışma arkadaşı- hiç ama hiç hoşlanmadım hatta eğer sahneleri daha çok olsaydı nefret bile edebilirdim. İnanılmaz itici bir karakter ama beni bu kadar rahatsız ettiğine göre çok iyi yazılmış bir karakter olduğu da ortada. Yazarın bu konuda hakkını vermeliyim. Stride karakteri de iyi yazılabilecek bir karakterken karmaşık aşk hayatının gölgesinde kalarak polis kimliğinden çok ilişkiler adamı olmuş bir karakterdi bana kalırsa. Kanserden vefat eden eski eşi, yaptığı ikinci ve "korkunç" evlilik, Maggie'yle arasında geçenler, Serena'yla ilişkisi, Cat'in annesine hissettikleri derken "Eh yeter be kaç tane kadın var hayatında?" dedim en sonunda. Kesinlikle abartı, gereksiz olduğunu ve ana kurgunun önüne geçtiğini düşünüyorum. Polisiye okurken bence hepimiz işin suç ve bunu çözme kısmıyla ilgilenmek istiyoruz, aşkı ön plana almak istesek o tarz kitaplar okuruz. Bu kadar eleştiriden sonra birkaç güzel şeyden de bahsedeyim: Yazarın dili inanılmaz sade ve okuyucuyu yormayan bir dildi, çok sürükleyici olduğunu söyleyemem çünkü cidden uzun
Edebiyat
HipnozBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2014929 okunma
Yüksek Gerilim!
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
Kitabı okuyalı bir ayı aşkın bir süre oldu, taze bir yorum olmayacak ama çok uzun bir süre olduğunu da düşünmüyorum, diyerek incelemeye başlıyorum. Kitabı bir kitapçıda indirimde görünce, arka kapak yazısından yola çıkarak almıştım; beklentim aşırı yüksek olmasa da ortalamanın üstünde bir beklentim vardı. Kitap oldukça hareketli ve ilginç bir girişle başlasa da sonraları olaylar biraz durgun ilerlediği için kitaba çok bağlanamadım, belki bu o dönemki ruh hâlimle de ilgili olabilir fakat yine de kitabın soluksuz bir ilerleyişi olduğunu söyleyemem. Psikiyatristimiz Victor Avrupa'nın en azılı akıl hastalarının tedavi edildiği bir akıl hastanesinde işe başlıyor. Hastaların sayısı 6 ve hatta bunun için onlara "Şeytanın Altılısı" da diyorlar. Hastaların geçmişlerini derinlemesine okuyoruz ve gerçek anlamda her birinde tüylerim diken diken oldu. Yazar araştırmalarını oldukça iyi yapmış ve bilimsel gerçeklerin yanında gerilimi de oldukça iyi bir dozda ekleyerek ortaya muhteşem karakter kurgulamaları çıkarmış. Victor hastaların şeytani boyutu dediği iç dünyalarına ulaşmak için onlarla seanslar düzenliyor ve onların hem geçmişi hem de delilikleriyle bu seanslarda tanışıyor, öbür yandan da şehirde kadınları öldüren bir seri katil var ve polisler de onun peşinde. Soruşturmadan görevli polislerin yolu bu akıl hastanesi ve buradaki uzmanlarla kesişiyor, onlardan akıl hastalıkları hakkında fikir alıp soruşturmada yol kat etmeye çalışıyorlar. Kitabın bu kısımlarında ivme hızlanınca sürükleyiciliği de arttı ve ben artık sayfaları hızla çevirmeye başladım. Katilin bu akıl hastanesiyle arasında bir bağ olduğu kesin ama her şey o kadar güzel saptırılıyor ki insan bir fikre kapılsa bile birkaç sayfa sonra bu teorisi çürütülebiliyor -nitekim öyle de oldu. Final kısmında şoke olmasam da
Edebiyat
PsikiyatristCraig Russell · Panama Yayıncılık · 2020218 okunma