eylül

eylül
@eylulbozdogan
|18 yazıyorum ve bolca okuyorum.
Hisler
Bazen tek bir cümle yeter kaleminizden ruhunuzun damlamasına. İşte bu yazı tam da öyle bir anda ortaya çıktı :')
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yürünen yollar ve yolların çıktığı kişiler...
Sokak sokak kokunu ararken buldum kendimi. Gözlerim seni ararken bana yabancı o kadar bakış geldi geçti ki... Bi seni bulamadım ben kalabalıkların içinde. Seni ararken öyle düştüm öyle yalpaladım ki kan revan oldu dizlerim benim. Hep sana koştum ben, bul beni istedim, sar istedim kollarını bana... Beni görmedin mi hiç? Seni arayan gözlerimi bulamadın mı? Bir kere bile sen kokan dizelerimi okumadın mı? Beni görmüyorsun, duymuyorsun. Ben bir çukura battım çıkamıyorum. Bir ateşin ortasında kaldım, sağ çıkabilir miyim bilmiyorum. Depremsiz evim başıma yıkıldı benim. Biliyor musun çok acı çekiyor kalbim. Dolu dolu gözlerimle seni bekleyişimi ölsem unutamam. Yürüyorum deniz kabuğu, sana doğru yürüyorum ama bilmiyorum bu dizlerim beni daha ne kadar taşır... Zamanı ne zaman gelir, kime gelir bilmiyorum. Ben çoktan yerle yeksan oldum ama sen hangi yolda, yolun kime çıkmasını ümit ederek yürüyorsun bilmiyorum. Hakkında bilmediğim o kadar çok şey var ki... Bilmek istediğim o kadar çok şey var ki... Sende benim gibi geceyi izlemeyi sever misin acaba veya ıslatır mı gözyaşların yastığını... Sahi kimler üzdü seni bu denli, hep hüzünlü bakıyor gözlerin...
İzler...
İnsanın bazı izleri sevmesi gerekiyor sanırım; kalpte vuku bulan aşkın izleri gibi, beklenmedik hayal kırıklıklarının izleri gibi, sevilmeyen doğum lekelerinin izleri gibi... Bazı izler güzeldir, güzel olduğu kadar özeldir de aynı zamanda. Şanslıysanız ,bir kere bile olsa, sevdiğiniz insanın parmakları kalbinizin atışını dinlemek için kalbinizin üzerinde dolaşmıştır ve kalp atışlarınız bir hız treninden aşağı düşercesine hızlanmıştır. Merak ediyorum da biz insanlar kalp atışımızı hızlandıran bu parmak izlerini seviyorken neden bir aşkın son buluşundaki o acı izleri sevmeyiz? Her şey varlığında mı güzeldir, bazı şeylerin yokluğunda "Var olsa nasıl olurdu?" diye hayal etmek ve o hayalin izlerini taşımak da güzel değil midir? Şahsen ben bir hayale tutunuyorum. Varlığımdan haberdar olmayan birinin doğum lekelerini seviyorum ve bir gün... Risk alın, cesur olun ve sevin. Sevilebilecek her şeyi sevin ama en çok kendinizi ve izlerinizi...
Bir kitap okudum.
"Bir kitap okudum, hayatım değişti." bu söze inanıyor musunuz? Bu cümle size neyi ifade ediyor? İnsanlar kitaplarda korkuları, sırları, üzüntüleri, acıları, yüzleşmeye korktukları şeylerle karşılaşırlar. Hatta bazen giden biriyle bile kitaplardaki tek bir cümlede vedalaşırlar. Affetmeye çekindikleri, hazır hissetmedikleri insanları bile o satırlarda affederler. Bu insanlar günün birinde bir kitap okurlar ve eksik parçalarını bulmuş gibi hissederler. Bunca zamandır eksikliğini çektiğim şey bu muymuş derler, tamamlanmış hissederler. Okuduğu o kitabın satırlarında anlaşıldığını hisseder. Bazen ise bir farkındalık yaşar bu bazen hayatını alt üst eder bazen ise ona yepyeni bir yol açar. Bazen o kitaptaki bir cümleye sıkı sıkı sarılır ve en karanlık anında umudunu bu cümleden alır. Bir kitap diyerek geçmemek gerekir. O kitabın kimin umudu kimin dayanağı olduğunu bilemeyiz. O kitabın kime hangi yolu açtığını da aynı şekilde. O biricik kitabı bulabilmeniz dileğimle.
“He lived to find beauty, he killed to possess it.” Koku