Kıskanmak romanı yazarın yaşadığı dönem göz önüne alındığında tarihsel, sosyolojik, kültürel vb. pek çok açıdan incelenebilir bir yapıt. Ancak daha ziyade karakterlerin duygu ve düşüncelerinin davranışlarına yansıyan boyutu ön planda olduğu için psikanalitik açıdan değerlendirilmeye daha elverişli.
Duygularının esiri olmaktan kurtulamayan Seniha, Halit ve Mükerrem, bir nevi kaderlerini kendileri tayin eder. Seniha’nın çocukluğundan itibaren ağabeyine karşı dizginleyemediği ve herkesten gizlemeye çalıştığı kıskançlık duygusu -özellikle annesinin ayrıştırıcı muamelesiyle oluşan kıskançlık- romanın başlıca konusunu teşkil eder.
Roman kişilerinin başına gelen olaylar sebep sonuç ilişkisine dayanır; karakterlerin kötü akıbetinin temelinde ise aile sevgisinden yoksunluk ve ahlakî olgunluğa erişememek yer alır.
Tanzimat romanlarında karşımıza çıkan Batı tarzı yaşam biçiminin toplumsal yozlaşmaya sebebiyet vermesi, kadınların ihtirasları yüzünden yanlış tercihler yaparak hayatlarında onarılamaz yaralar açmaları ve nihayetinde içsel çatışmalar ve ruhsal çöküş yaşamaları, Kıskanmak romanında başarılı bir biçimde işlenmiş.