eylulmisaliii

eylulmisaliii
@eylulmisaliii
İçimde verdiğim savaşı bilseler korkarlardı...
Puan vermedi·240 syf.··
2026 2. kitabı
Okudum ve bittiii… Güncel bir dil kullanılmış olmasından mı kaynaklı bilmiyorum ama saçma bir şekilde sevdim. Aslında bazı hatalar yok değil, var; ama kurgusu çok güzel. Sizi yormayan bir dil, sizi yormayan bir hikâye… Dinlenmek için, belki biraz durmak, gerçek hayattan kaçmak için güzel bir tercih olabilir. Bana iyi geldi. Okurken bırakmak istemedim ama bitsin de istemedim. Yazım hatalarını görmezden gelerek okudum. Hikâyeye gelecek olursak… Ruhlar âleminde geçen fantastik bir hikâyeydi. Ana karakterin ölmesi sonucu, ondan çok önce doğup ölmüş bir erkekle ruh eşi olarak eşleştiriliyorlar. Bu eşleştirme, yaşarken yapılan “yapılacaklar listesi” ile belirleniyor. Bu aşamada, yaşarken belirledikleri maddeleri gerçekleştirmelerini anlatan tatlı bir hikâye… Aşkın en masumane hâli… İnsanların bencilliklerine ve kötülüklerine küçük dokunuşlar yapılmış ama hikâyeden kopulmamış. Betimlemeler boğmuyor; az ve dozunda. “Biraz dinlenmek için bir kitap arıyorum.” diyorsanız, bu öyle bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.
Alıntı
Ruh EşimHacer Kübra Gümüş · Lapis Yayınları · 202092 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Ferenc Molnár Kimdir? Ferenc Molhar 12 Ocak 1878 yılında Budapeşte’de dünyaya gelmiştir. Ailesinin baskısı ile Hukuk Fakültesine girdi ama gazeteci olarak iş yaşamına başladı. Gazeteci olarak yayınladığı makaleleri ile adını duyurmayı başardı. Budapeşte’yi ve yaşayanları o kadar iyi tanıyordu ki konuları özenle seçerek rahat bir üslupla kaleme alıyordu. Ferenc Molnar ilk romanını 23 yaşında iken kaleme aldı. Bu kitabında küçük burjuvaların hayatını büyük bir ironi ile anlatıyordu. Bu ilk eserinden bir yıl sonra tiyatro oyunu olan Bay Doktor ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Yazarın ünlenmesine en büyük katkısı olan eseri Pal Sokağı Çocukları yayınlandığında 30 yaşını henüz doldurmamıştı. Budapeşte’de kitap olarak yayınlanmaya başladıktan 2 yıl sonra Avrupa’da belirli dillere çevrildi. Kitap Macaristan’da tam 45 baskı yaptı. 1968 yılında beyaz perdeye uyarlandı ve Oscar’a aday gösterildi. Pek çok ülkede oyunları sahnelenmeye başladı. Liliom isimli eseri büyük başarılarından biri oldu. Viyana tiyatrolarında sahnelendi. Pek çok alanda eserler veren üretken bir yazardı. Ferenc Molnar eserleri kolay bir üslupla kaleme alınmıştır. 1920 yılından itibaren devamlı seyahat etmeye başladı. II. Dünya savaşının korkunçluğunda İsviçre ve Amerika’ya sığındı bu dönemde ağır bir depresyona girmesine rağmen bir kitap daha yazdı. Aradığı yaşamı bir türlü bulamayan yazar ruhsal olarak içine kapandı ve 1952 yılında 74 yaşındayken yaşama veda etti.  (Kaynak Scala Kitapçı) Birinci Dünya Savaşı’nda savaş muhabirliği yaptı.(Kaynak YKY) Kitap Hakkında Kısa Bir Bilgi Kitap bilindiği üzere bir Macar romanıdır.1906 yılında yazılmış bir çocuk  kitabıdır.Kitap, dünya çapında en ünlü Macar romanı olmuştur. Birçok dile çevrilen kitabın bazı ülkelerde (Birleşik Krallık ve İtalya
1000Kitap
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Can Çocuk · 202336,3bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 4. kitabı
Körlük kitabında Jose neye dikkat çekmek istemiştir?  Bunun için şimdilik iki farklı teorim var sırayla yazıcam birazcık uzun olabilir bunun için kusura bakmayın. Saramago’nun izinden gidip noktalama işaretlerini en aza indirerek devam etmeyi düşünüyorum. Kitabı hiç bir teoriye bağlamadan ele alalım öncelikle.  Kitabın baş kahramanı Dr’un karısı olduğu için yazıma ilk onunla mı başlamalıyım bilmiyorum belki de önce kitabın üslubu ile başlamalıyım. Yazar noktalama işaretlerini minimum seviyede tutarak okuyucuya alan tanımış bence yani kitaba daha kolay adapte olup olaylara rahat dahil olabilelim diye. Günlük yaşantımızda da noktalama işaretleri kullanmayız pek öyle değil mi? Duygularımızı ifade ederken veya mesajla bir duygumuzu dile getirirken düz bir şekilde yazarız ve bu duygu noktalama işaretleri olmadan da karşıdaki kişiye geçer. Burada da alışılmışın dışına çıkan yazar noktalama işaretlerini minimal tutarak okuyucuya tam anlamıyla o duyguyu vermiş ve hepimiz okurken resmen o sahneleri yaşadık. Kitapta karakterlere isim vermeyen yazar bence evrensel bir dil kullanmış. Yani kişisel bir isim kullanmak yerine benzetmeler kullanarak karakterlerle daha kolay bağ kurmamız sağlanmış oldu. En azından benim için öyle oldu. Kitabı okurken yer yer duygusal çöküş yaşadığımızı düşünürsek kitabı içselleştirdik ve bu yazarın ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.  Kitap içerisindeki olay örgüsüne gelecek olursak. İnsanların beyaz bir körlüğe hapsolması ile yaşanan bir panik ve çöküş görüyoruz. Bu çöküş ile birlikte insanların nasıl medeniyetten uzaklaşıp hayvani duygularla hareket ettiklerini görüyoruz. İnsanlar önce temizlikten vazgeçiyor mesela, oysa modern hayatın başında gelir temizlik hijyen. İnsanlar önce bunu kaybediyor sonrası yavaş yavaş geliyor zaten. Gücü elinde
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma