Mehmet Cevat Ülker, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce

Zerremizi fart-ı şefkatinle şems-i envârına düşürdün,
Cehlimizle enaniyetimizi diyar-ı irfanına düşürdün.

Maden-i nühasımızı pota-i Furkan'a düşürdün,
Hayfâ ki, o potada zünnar-ı inkârımızı düşürdün.


Saray-ı Kâ'be-i ulyâya erip tûl-ü emelimizi düşürdün,
Makam-ı nur-u tevhide varıp hâb-ı hayalimizi düşürdün

Haremgâh-ı İlahîde süveyda hücresine yükümüzü düşürdün,
Heyet-i suretinin derûnundaki manaya gönlümüzü düşürdün.

ezel sabahında vahdet nağmesini işittin,
Leyla-yı zaman Kays ile bir demde görüştün.

Dost ikliminin lâlesinin bağlarına eriştin,
Vahdet-i sâki midadını ﺳَﻘٰﻴﻬُﻢْkevserine düşürdün.

Olmasaydın ey Risale-i Nur bize sen armağan;
Çâh-ı masiva, nefs-i tağutla bel'ederdi bizi heman.

Dalaletten geçemez, küfür benliğinde kalırdık üryan,
Hamden Lillah katremizi bahr-i envârına düşürdün.

Sendeki esrar-ı Hak ﺳَﻮْﻑَ ﺗَﺮٰﻳﻨِﻰyi söylesem,
Gül vechindeki Lahut benini şerh u beyan eylesem.

Nur-u Huda, mü'mine hedâ, dalalete seyf-i hemta mı desem;
Zülfikar ve Asâ-yı Musa ile münkirleri girdaba düşürdün.

Aşina-yı bezm-i Hak'tır Risale-i Nur talebeleri;
Nur-u Yezdan, Feyz-i Kur'andır cümlesinin rehberi.
Bu âciz nâtüvan onların bir hakir kemteri,
Halil İbrahim'e "hâk-i der-i âl-i abâ" tam düşürdün.

ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ

Duanıza çok muhtaç, günahkâr kardeşiniz
Hâk-i der-i Âl-i Abâ
Sikke-i Tasdik-i Gaybi - 251

Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Bediüzzaman Said NursîSikke-i Tasdik-i Gaybi, Bediüzzaman Said Nursî
Arsubnat, bir alıntı ekledi.
20 May 04:43

onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin en ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin.

Yol, Birhan KeskinYol, Birhan Keskin
Şeyda Serin, bir alıntı ekledi.
19 May 16:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mevla'nın elinde ebet ve ezel,
Ölümden korkmayız gelse de ecel.
Şehadet makamı bize en güzel
'Nimet' diye atar kalbimiz bizim.

Bu Vatan Bizim, Bestami YazganBu Vatan Bizim, Bestami Yazgan
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
17 May 13:30 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Duvarın tepesine çıktıktan sonra kimsecikler ona dokunmasa da sadece kendini hasım bilip, kendi bedeninin ağırlığından korkup oracıkta varlık yokluk savaşına girmişti. Eğer şimdi direnmez ve kendini bırakırsa ezel ve ebed, varlığı yok olacaktı. Çıktığı yeri değil sadece düşeceği yeri seyrediyordu. "Düşkün olmamak" için bütün bedenini duvara bağlamalı, tek bir nokta kalmayasıya orayla bütünleşmeliydi.

Sarp Yokuş, Çınar Ata (Sayfa 30)Sarp Yokuş, Çınar Ata (Sayfa 30)
Yakuphan Güleç, bir alıntı ekledi.
16 May 21:30 · Kitabı okudu · 9/10 puan

“Allah’ın kudreti karşısında, insan oğlu, iğne önünde gergef gibi acizdir; ezel nakkaşı âlem karargâhında, bahusus insan vücudunda kah Âdem, kah Şeytan nakşını eyler.” (Konağın Paşası Halim Paşa)

İnsan Ve Şeytan, Samiha Ayverdiİnsan Ve Şeytan, Samiha Ayverdi
Kimola, bir alıntı ekledi.
13 May 01:00 · Kitabı okudu

Necip Fazıl
Allah'ın alnından öptüğü millet
Güneşten başını göklere yüksek.
Avlanır, kim sana atarsa kement
Ezel kuşatılmaz, çevrilmez ebet

Yürü altın nesli, o tunç Oğuz’un
Adet küçük, zaman çabuk, yol uzun
Nur yolu izinden git kılavuzun
Fethine çık, doğru, güzel, sonsuzun

Arif Nihat Asya İhtişamı, Yavuz Bülent BakilerArif Nihat Asya İhtişamı, Yavuz Bülent Bakiler
'Dilhûn', bir alıntı ekledi.
12 May 18:32 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Ezel meclisinde benim kavlim seninleyken sen başkasıyla mı kavilleştin?.."

Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 369 - Timaş Yayınları, 8. Baskı (Kavil: söz verme, anlaşma)Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 369 - Timaş Yayınları, 8. Baskı (Kavil: söz verme, anlaşma)

Zaman dediğimiz nedir ki ?
önceler sonralar ! ezel ve ebed ! mebde ve mead !
an geçmişle geleceğin arasındaki o incecik çizgi değil mi ?
her an yeni yaratılmıyor mu ?
Allah her an bir şe'nde (= yaratışta) dir.
öncesi yok sonrası da.
anı yaşarken önce yok oluyor sonra yaratılırken an !
ey Salik
bu seyru sulukte andan başka ne var ?

Sufiyye günlükleri,