ve sultan-ı ezel, ebed'in muhaberesine tercümânlık yapan resûl-i rahmân'ı dinlemeye ve o muhbir-i sâdık'a îmân ile teslîm olmaya mâni olan nefsin hevâ ve hevesini terketmiyorsun!..
Sayfa 188·Kitabı okudu
Hayvanat âlemini gördüğüm vakit, hadsiz ihtiyacat ve şiddetli açlıklarıyla beraber zaaf ve aczleri, o âlemi bana çok karanlıklı ve hazîn gösterdi. Birden Rahman ismi, Rezzak burcunda (yani manasında) bir şems-i tâbân gibi tulû' etti; o âlemi baştan başa rahmet ziyasıyla yaldızladı. Sonra o âlem-i hayvanat içinde, etfal ve yavruların zaaf ve acz ve ihtiyaç içinde çırpındıkları, hazîn ve herkesi rikkate getirecek bir karanlık içinde diğer bir âlemi gördüm. Birden Rahîm ismi şefkat burcunda tulû' etti, o kadar güzel ve şirin bir surette o âlemi ışıklandırdı ki; şekva ve rikkat ve hüzünden gelen yaş damlalarını, ferah ve sürura ve şükrün lezzetinden gelen damlalara çevirdi. Sonra sinema perdesi gibi bir perde daha açıldı, âlem-i insanî bana göründü. O âlemi o kadar karanlıklı, o kadar zulümatlı, dehşetli gördüm ki; dehşetimden feryad ettim, "Eyvah!" dedim. Çünki gördüm ki: İnsanlardaki ebede uzanıp giden arzuları, emelleri ve kâinatı ihata eden tasavvurat ve efkârları ve ebedî beka ve saadet-i ebediyeyi ve Cennet'i gayet ciddî isteyen himmetleri ve istidadları ve hadsiz makasıda ve metalibe müteveccih fakr ve ihtiyacatları ve zaaf ve acziyle beraber, hücuma maruz kaldıkları hadsiz musibet ve a'dalarıyla beraber; gayet kısa bir ömür, gayet dağdağalı bir hayat, gayet perişan bir maişet içinde, kalbe en elîm ve en müdhiş halet olan mütemadî zeval ve firak belası içinde, ehl-i gaflet için zulümat-ı ebedî kapısı suretinde görülen kabre ve mezaristana bakıyorlar, birer birer ve taife taife o zulümat kuyusuna atılıyorlar. İşte bu âlemi bu zulümat içinde gördüğüm anda, kalb ve ruh ve aklımla beraber bütün letaif-i insaniyem, belki bütün zerrat-ı vücudum feryad ile ağlamaya hazır iken; birden Cenab-ı Hakk'ın Âdil ismi Hakîm burcunda, Rahman ismi Kerim burcunda, Rahîm ismi Gafur
Sayfa 409
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ruhlar bölükler hâlinde askerlerdir. Birbirleriyle tanışanlar birbirlerine ısınırlar. Birbirleriyle tanışmayanlar ayrılırlar.
Ben, tesadüfen açan çiçekleri üzecek kadar yalnızım ezel. Zım'ım ben.
Sayfa 25 - 'necromantic'·Kitabı okuyor
Alıntı
DEĞİŞTİRİLEMEZ OLAN EZELÎ HÜKÜM...
(...) İnsan, dünyada bu ezel hükmünü yaşıyor. Hem cehennemin, hem cennetin hâllerinin bir arada olduğu ve cehennemî hâllerin ağır bastığı bu dünyada, bu ezelî kavga devam ediyor. İnananlar ve inanmayanlar… Bu ilk insan topluluğundan beri böyle… Allah, inananlara Peygamber gönderiyor, kitab gönderiyor, onları da cehenneme kaymaktan kayırmak istiyor. Şeytan da inanmayanlara hiçbir yardımını esirgemiyor. Bu böyle… Allah Resûlü şöyle buyurmadı mı: “Ben harb Peygamberiyim.“ Bu ezel hükmünü yaşıyoruz, bu ezelî kavgayı veriyoruz. Değiştirebileceğimiz bir şey yok. Değiştirebileceğimiz, değiştirilebilir olan. Değiştirilemez olanı değiştirebilmeye kudretimiz yok. (Epiktetos‘un kulakları çınlasın!)
BERZAH -Bütün Dalların Birleştiği Kök’e-, 31 Aralık 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
"Ne ağır geçiyor böyle saatler "Hala da karanlık gün açılmadı "Güneşi istiyor kalbimde bir yer "Ne ağır geçiyor böyle saatler "Ruhumda ezel bir coşkunluk var "Sanki gülmek için doğmuş gibiyim "Bu uzun günlerim olsa bir rüzgâr "Yılları atlamak istiyor kalbim "Ne ağır geçiyor böyle saatler "Hâlâ da karanlık gün açılmadı."
Sayfa 59 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor