Bazı adamlar vardır ki,bir an tebessüm etmeniz için yavaşça bırakır dünyayı avuçlarınızın içine;asıl dünyanızın kendisi olduğunu bilmeden. Ay,gökyüzüne yükselmek istemez o bazı adamların balkona çıktığı gecelerde: İkiye bölünmeyeyim kıskançlıktan diye. O bazı adamlar,kaybedince değil;her an bilir değerinizi. O bazı adamların uğrunda yürürken yorulmak,en güzel yataklarda dinlenmekten daha çok huzur verir insana. Bahar dalına döner içindeki bütün kurumuş dallar,o adamların bir bakışıyla. Parmakların ucunda ellerini kenetleyen eller,firar etmeyi hiç düşünmediğin bir hapishane olur;her sabah onun kalbinde yattığına yeniden şükrettiğin. Çünkü bilirsin ki her gece kalbinde uyuttuğun insanın yatağının nerede olduğu çok da mühim değildir. Bazı adamlar,güzel sever. Kirpiklerinizden demet yapıp,içi gülen gözlerinize usulca öperek bırakır. Geleceği birlikte yaşamak için yorulur,geçmişe takılırken değil. Göz göze bile gelmez diğer insanlarla,onların bakışının üzerinde süzülmemesi adına. Kuralları vardır o bazı adamların. Çıkmazlar kırmızı çizgilerinin dışına ve herkesi de almazlar o çizginin öte yanına. Aldıkları dışında da herkesin üstünü çizerler.. Bazı adamlar,rakı içerken serçe parmağını kaldırır;bunu ona söylediğinizde önce nefes verip sonra gülerler: O gülümsemeye sarılmak isteseniz de o kadar kudretli değildir kollarınız. Parmak uçlarınızla sakallarına dokunursunuz bazı adamların,elleriniz kendine gelir;fakat siz sizden gitmişsinizdir. Yeni durağınız o adamların baktığı yerdir. Bazı kadınlar,bazı adamları kitap yazacak kadar sever. Bazı kadınlar,bazı adamları kitapları sevdiği gibi sever. Bazı kadınlar,bazı adamları kitaplardan da çok sever. Bazı kadınlar gider,bazı kadınlar o adamlara gelmek için kendinden vazgeçer