Aslını söylemek gerekirse, gerçek anlamda sıkılmıyordu canım. Fakat satıl rutini içinde hareketlerim mekanikleşmişti. Dolayısıyla düşünecek zaman kalıyordu geriye. Beni huysuzlandıran da buydu. Her şey fazla yolunda gidiyordu.
Bu denli çözümsüz, dış olgulara bağımlı bir yaşamın içinde olmamak ne büyük bir mutluluk. O esir. Her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir.
Her gün gelişen, her gün büyüyen, tüm çağlara varan bir bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlügün mutluluğuna hiç varmayacak.