Ezgi Su

Ezgi Su
@ezgiisu7
​Mefkûremdir ki; maziden aldığım asil güçle atiye yürürken bu bitimsiz memleket sevdasıyla vatansever evlatlar yetiştirmek.
Codex Cumanicus
Kırım'da 1303 tarihinde yazılan Codex Cumanicus adlı Latince-Kıpçakça-Farsça sözlük Türk dilinin tarihi açısından eşsiz bir hazine durumundadır. Cenovalı ve Venedikli tacirler ve misyonerler tarafından meydana getirilmiştir. Kıpçak diline ait bazı gramer kuralları, İncil'den tercümeler ve bazı Katolik ilâhîlerinin Kıpçakça tercümeleri vardır. Ayrıca Kuman-Kıpçak kültür hayatına dair önemli bilgiler de bulunmaktadır. Söz gelimi Türkçe şehir hayatına, inşaata, mimariye, ev eşyasına, çeşitli yemeklere, demircilik ve madenciliğe, okul ve yazı işlerine, musiki, sanat ve eğlencelere, devlet yönetimine, elbiselere, mücevherata, tıbba, tatlılara, hesap işlerine, kokulu şeylere, taşıt işlerine ait ilgi çekici bilgiler kaydedilmiştir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kuman ve diğer bütün farklı söylenişler, genellikle sarı-açık sarı saman rengi, sarışın gibi anlamlar ifade ederler. Bundan anlamaktayız ki, bir kısım Kumanlar gerçekten beyaz tenli, kumral sarı saçlı idiler. Bu isim onlara diğer Türk boylarından farklı olduğu için verilmiştir. Kuman ismi 885'ten itibaren İslâm ve Gürcü kaynaklarında "Kıpçak" ismi ile geçmektedir.
Bizans tarihçisi Prokopios;
"Sabarlar insan hafızasının hatırlayabildiği zamandan beri, ne İranlılardan ne de Romalılardan hiç kimsenin düşünemediği makinelere sahiptirler; öyle ki her iki imparatorlukta da bilim eksik olmamış ve her devirde muhasara makineleri yapılmıştır. Fakat şimdiye kadar bu barbarlarınkine benzer bir buluş ne ortaya konmuş ne de onlar gibi kullanılmıştır. Bu şüphesiz insan dehasının bir eseridir." Bu ifade o zaman için dünya yerleşik medeyetinin güçlü temsilcisi sayılan Bizans üzerindeki Sabar etkilerini açıkça ortaya koymaktadır.
Hakkında diğer Türk devletlerine nazaran daha az bilgi bulabildiğimiz Akhun kültürü, Gök Türklerin kültürüne çok benzemekte idi. Gelenekleri, hukukları, töreleri aşağı yukarı aynıydı. Akhunlar yerleşik hayatın sürdürüldüğü şehirli bölgelerde kurulan ilk Türk devleti olma özelliğine sahiptir.
Sadece Attila değil Hunların kendileri de, Avrupa tarihinde çok derin tesirleri bırakmışlardır. Her şeyden önce kavimler göçüne sebep olmaları sonucunda etnik açıdan bugünkü Avrupa milletlerinin temelini attılar. Gerek dostça gerekse savaş ilişkileri dolayısıyla edebiyat sahasında destan ve efsanelere konu olarak edebî tesirler bıraktılar. Hunlar sayesinde Avrupa, estetik açıdan Orta Asya Türk bozkır sanatını tanımış oldu.