İnsan bazen duygularını aptallık derecesine vardırır da yolunu şaşırır ya, öyle bir şey. Başka bir şeyden de olmaz, kalbin aşırı gereksiz, budalaca ateşinden olur hep.
Neden ölmedim? Hiçbir insanın çekmediği çileyi çeken biri olarak neden o şuursuzluk ve istirahat haline kavuşamadım? Ölüm tazecik çocukları, sevgi dolu anne babaların tek umudu olan o varlıkları çekip alıyor; kim bilir kaç yeni gelin ya da genç aşık bir gün önce sağlık ve ümit doluyken ertesi gün solucanlara yem olmuş, mezarında çürümeye bırakılmıştır! Benim hamurumda ne vardı ki, dönen bir teker misali çektiğim eziyetleri durmaksızın tekrarlayan bunca sarsıntıya katlanabiliyordum?