Hüseyin Öğrenci

Hüseyin Öğrenci
@ezgiliyurek62
“herkes yüreği kadar büyüktür “derler ! Ben,büyük falan değilim!YÜREĞİM kadar ÇOCUĞUM!
Öğrenci
Hayat içinde ezilmek
Dünya
Bulam Zozan, 1 Temmuz
178 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
“Neden bir insan, yüreğinde olan şeyleri açık seçik söylemez ki?..” - Dostoyevski
Edebiyat
Reklam
Resimi çözdükten sonra makaleyi de okuyun makale resimden daha ilginç..! 1964 yılında ABD’de bir öğretmen dergisinde Alexander Calandra imzalı bir yazı yayınlanır: Bir fizik hocası ile öğrencisi sınav sorusuna verilen cevap hakkında anlaşmazlığa düşerler ve tecrübeli öğretmen Calandra’nın hakemliğine başvururlar. Soru şöyledir: “Bir binanın yüksekliğini bir barometrenin yardımı ile nasıl bulursunuz?” Öğrenci de bu soruya cevaben “Barometreye bir ip bağlar, binanın çatısından aşağı sarkıtır ve barometrenin yere değdiği noktada ipi ölçerim” yazar. Tabii ki öğretmenin beklediği yanıt bu olmasa da binanın yüksekliğinin bu yöntemle ölçülebilirliği de ortadadır. Calandra tartışmayı uzatmamak için öğrenciden hemen o anda bu soruyu başka bir yanıt ile cevaplamasını ister. Öğrenci bu kez: “Ama bir tek yanıt yok ki, pek çok yöntem var” diye cevap verir. Calandra “Peki” der. “Düşünebildiğin kadar yanıt ver o zaman. Ama mümkünse cevapların en az birinden fizik çalışmış olduğunu anlayalım.” Öğrencinin ilk cevabı şöyle olur: “Barometreyi çatıdan aşağı bırakırsınız ve bir kronometre ile kaç salisede yere çarptığını hesaplayıp x=1/2 x g x t2 formülü ile yüksekliği bulursunuz.” Beklenen cevap bu olmasa da cevap fizik bilgisi içermektedir. Öğrenci cevaplarını sıralamayı sürdürür: “Güneşli bir günde barometreyi dik tutup gölgesini ölçersiniz ve sonra da binanın gölgesini ölçüp orantıyı barometrenin yüksekliği ile çarparsınız” Bu cevap da doğrudur. Öğrencinin üçüncü cevabı da şu olur: “Merdivenleri çıkarken duvar boyunca barometrenin yüksekliğini defalarca işaretleyerek çıkar ve işaret sayısı ile barometrenin yüksekliğini çarparsınız” Bu da doğrudur elbette ama dördüncü cevap öğretmenlerin küçük dillerini yutmalarına neden olur._ Çünkü yanıttan öğrencinin fiziği çok iyi bildiği
Özgürlük mü ? Terbiyesizlik mi ?
👍"Misafirliğe gelen 3 yaşında çocuk elindeki telefonu fırlattı ve televizyonumuz kırıldı. Babası özür dilemek şöyle dursun bu kırdığı 4. telefon 2. de televizyon diye pişkin pişkin güldü." 👍"6 yaşındaki çocuk pazar tezgâhındaki dolmalık biberleri parmağıyla tek tek popit gibi deldi, pazarcı ardından ürünleri tek tek ayıklayıp kaldırmak zorunda kaldı ve annesi bir kere bile yapma demedi." 👍"Evimize gelip tuvalete çocuğunun peşinden "özgüveni kırılır" diye gitmeyen anne sayesinde, çocuğun batırdığı tüm banyoyu ben temizledim." 👍"Elinde kıyır kıyır elmalı kurabiyeyle evin içinde dolaşan çocuk için "örtü sereyim de öyle yesin" dedim. Annesi "Oturup yemez ki" diyerek omuz silkti." 👍"Komşu çocukları bahçe aydınlatmalarını kırıyor. Söyleyince, "Çocuğumdan daha kıymetli değil" yanıtını alıyorsun." 👍Camilerde çocuklar alışsın diye teravih namazına götürülüyor, ama namaz boyu cami YouTube keşfetine dönüyor. Bu çocuk camiye mi alışıyor gerçekten? Böyle yapınca sevap kazandığını mı zannediyor bu insanlar? 👌Sorun çocuklarda değil. Sorun, kitap okumayan, pedagojiden bihaber ama Instagram'da izlediği iki videoyla kendini "çocuk ruhundan anlayan ebeveyn" ilan eden yetişkinlerde. 👌Neymiş efendim, çocuk özgürmüş, keşfederken engellenmezmiş, hayır denmezmiş, yoksa özgüveni kırılırmış. 👌Peki hangi psikoloji, hangi din, hangi kültür, hangi örf bu vurdumduymazlığı meşrulaştırıyor? 👌Yeni bir akım icat ettiler: "sorunlu davranışları özgürlük sanan bir ebeveynlik" Disipline "travma", sınır koymaya "baskı" adını verdiler bir de... 👌Çocuk merkezli olmak; her şeyi çocuğa bırakmak değil, onun iyiliği için sağlıklı sınırlar çizebilmektir. 👌Özgürlük; başkasının hakkını çiğnemek değil, saygı duyarak var olabilmektir. 👌Ebeveynlik; sadece sevmek değil, yön gösterebilmek ve sorumluluk
İnsanlar olmasaydı Dünya Cennet gibi olurdu !!!
Onurlu bir yaşam !!!
Reklam