Bir zamanlar güçlü, neredeyse yenilmez olduğunu hayal ettiğim o adamı seyrettim, kırılgan, farkında olmaksızın yenilmiş olduğunu gördüm. Belki ikimiz de yenilmiştik. Yıllardır bir hayır kurumuna bağışlamaya söz verdiği o battaniyeyle üstünü örtmek için öne doğru eğildim, onu benden, o küçük evden ve anılarımdan uzaklaştıran görünmez iplerden korumak ister gibi, böylece zamanı kandırabileceğime, onu çekip gitmeye, başka gün, başka hayatta dönmeye ikna edebileceğime inanır gibi alnından öptüm.