"Bu bana umut etmeyi öğretti," dedi Darcy; "daha önce kendime umut etme izni vermiyordum. Bana karşı kesin, dönüşü olmayan bir biçimde kararlı olsaydınız bunu Lady Catherine'e açıkça, içtenlikle söyleyeceğinizi bilecek kadar iyi tanıyordum sizi."
"Benimle oyun oynamayacak kadar naziksiniz. Eğer duygularınız hala geçen Nisan'daki gibiyse, bana bunu hemen söyleyin. Benim duygu ve dileklerim değişmedi, ama tek bir sözünüz beni bu konuda ilelebet susturacaktır."
"Bana teşekkür edecekseniz," diye cevapladı. Darcy, "sadece sizin adınıza olsun. Sizi mutlu etme arzusunun beni harekete geçiren başka sebeplere güç kattığını inkar etmeye çalışmayacağım. Ama aileniz bana hiçbir şey borçlu değil. Onlara ne kadar saygı duysam da sadece sizi düşündüm."
Mr.Darcy'nin kayıtsızlığı hakkında söyledikleriyle; böyle bir kavrayış eksikliği karşısında şaşırmak ya da belki, babasının çok az görüyor olması yerine kendisinin çok fazla hayal ediyor olması ihtimalinden korkmak dışında bir şey gelmiyordu elinden.