Bunlar hayat şartları yüzünden, medeniyet yoksunluğu yüzünden ortaya çıkıyor, diye düşündüm. Bu engellerin farkına vardıkça da korku ile kin yavaş yavaş acıma ile hoşgörüye dönüştü, bir-iki yıl içinde de acıma ile hoşgörü yerini o en büyük rahatlığa, her şeyi kendi içinde değerlendirebilme özgürlüğüne bıraktı.
"Belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir" düşüncesi takıldı aklına birden. Ama hemen sonra, "Her zaman gerekeni tam gerektiği gibi yapmış benim gibi biri nasıl olur da sürdürmesi gereken yaşamı sürdüremez?" diye geçirdi içinden