Loc’hlaith

Loc’hlaith
Anadolu Üniversitesi Tarih
24 Aralık
445 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Narsist Nesta ile ilgili bir kitap okuyacağıma okuma hayatımı sonlandırırım daha iyi. O yüzden İngilizce olarak sadece Rhys + Feyre kısımlarını okudum. Diğer karakterler zerre kadar umurumda değildi açıkçası merak da etmiyordum. Yazarların bir dünya yarattık hazır onun etini kemiğini sıyıralım, iliğini kurutalım, her karakterin aşkını, dramını bayana kadar yazalım stratejisinden asla hoşlanmıyorum. Nesta karakteri Buz ve Yıldızışığı sarayı ile önceki kitapta kazandığı azıcık saygımı da kaybetmişti. Evi terk edip ben bir başıma yaşarım diyecek kadar esaslı ve dik başlı kızımızın hala Feyre’ye SÖYLE DE KOCAN KİRAMI ÖDESİN diye arsız arsız el açması benim midemi bulandırmıştı o yüzden Nesta ağzıyla kuş tutsa bana yaranamayacak bir karakterdi. İçinden nasıl, ne hissediyor asla umurumda değil eylemleri ve diğerlerine hissettirdikleri ile rezil bir karakter kendisi. Kimsenin içi bunalımlı, vicdan azabı çekiyor diye başkasına köpek gibi davranma hakkı yok. Hele de sana yakın olmaya çalışan, hayatı boyunca senin gibi bir embesilin yükünü sırtında taşımak zorunda kalmış kız kardeşine ters davranıp durmanın hiçbir bahanesi olamaz gudubet Nesta diye bağırmak istedim suratına suratına. O sebeple bu kitaba boşuna para verip vücudumdaki tüm sinir hücrelerine felç indirmek istemedim. Mantıklı da yaptım. En önemli yerleri, Nesta’nın fedakarlığını (ahahaha) okudum. Peh dedim. Sadece peh. Çok gereksiz, olmasa da olurmuş. Feyre - Rhys sahneleri de çok sarmadı zaten. Rhys’ın ilk kitaptaki coolluğu sonradan hanımcılığa dönünce ve her şeyi peki karıcım seviyesinde karşılayınca ondan da sıkıldım. Üzgünüm Sarah J Maas’ı severim ama bu seri artık bitmeli. Jennifer L. Armentrout’un Kan ve Külden’ini daha cezbedici. Ya da yine Sarah’ın yazmış olduğu Hilal Şehir serisi… Boşuna zaman kaybı
Gümüş Alevler SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20211,619 okunma
WizardStrudel isimli okura yanıt verildi
Loc’hlaith
Tugce D. Nesta hayatımda gördüğüm en öz saygısı olmayan, aşağılık, ezik karakter. İsterse tanrı olsun bu özellikleri silinmez.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·360 syf.·
2022 49. kitabı
Son dönemlerde sürekli önüme çıktığı ve çalıntı muhabbetleri döndüğü için meraktan duramadım, bir yazar başka bir yazarın kitabının aynısını ne mantıkla yazar, nasıl bir şeymiş ki bu diye okudum. Söz konusu diğer kitap hakkında zerre kadar fikrim yok. İddialar doğru mu değil mi bilmem. Söyleyeceğim ilk şey şu: BİR KİTAP ÇALACAK OLSAM BU KİTAP AKLIMA GELEN SON KİTAP BİLE OLMAZ. HATTA BÖYLE BİR KİTABIN YAZARI OLMAK İSTEMEM. ÇAKMASINI BIRAK ORİJİNALİYLE BİLE ANILMAK İSTEMEM… Hayır çalsam, hedefimi yüksek tutar gider Zaman Çarkı falan çalarım ama onu çalıp adapte etmek bile üst düzey bir emek ve yetenek ister bence. Her neyse. Dark romance furyası aldı başını gidiyor. Her türlü fiziksel, cinsel, duygusal, ruhsal, dugusal, siber şiddetin dibini sıyıran ve hastalıklı zevklere hitap eden bu tür beni artık şaşırtmıyor. İnsanların kendilerine güç, amaç, inanç verecek kitaplar yerine niye böyle kitapları yücelttiğini merak etmeyi bırakalı çok oldu. Bu türü seversiniz, bu tarz size hitap eder okey. Ama yüceltilecek ve bu kadar değer görmeyi hak edecek bir tür mü? Asla değil… Kitabın yorumuna gelecek olursak; Yabancı’dan çıkan Royal serisini bana çokça hatırlattı bence diğer esinlenme-çalma mevzusu bu noktada da araştırılmalı. Özellikle ilerleyişte ve detaylarda ne çeşit benzerlikler çıkacak merak etmedim değil. Klasik düşman-aşk ilişkisi. Lise zorbalıkları ve bolca cinselliği barındıran bu serinin gençler tarafından sevilmesine şaşırmadım. Büyük bir heyecanla şu zorbalık-cinsellik-dark balonunun inmesini bekliyorum. Yükseldiği hızda düşecek, biliyorum. Ama düşene dek epey genç kız zehirlenecek… Parayı götüren de götürdü orijinaliyle olsun çakmasıyla olsun yayıncısıyla olsun… Yapacak bir şey yok sanırım. Para ve popülarite için edebiyatta (?) her alanda (+) her şey
Deviant KingRina Kent · Independently Published · 20201,292 okunma
Triganis isimli okura yanıt verildi
Loc’hlaith
Zaten bu benzerlik olayını Elsa’nın babasının da ölümden döndüğünü gördükten sonra yaptım. Hatta boş konuşmuş olmamak için seriyi bitirip geldim. ‘İki seriyi baştan sona okuyup konuşması lazım bazı insanların’ kategorisine girmemek için dün gece kalan iki kitabı da bitirdiğimi söyleyeyim öyleyse. Boş, bilmeden konuşmayı sevmem. Hadi ilk kitaptaki zorbalıkları klişe kolej bad boyluğu sayalım. Burada da Elsa’nın babası Ella’nın babası gibi ölümden döndü… Eskiden çok yakın arkadaş olan iki baba arasında çatışma söz konusu, kitap isimleri ve tarzları ayrı benzer nokta Kağıt Prenses - Çelik Prenses vs. Hmm devam edeyim. Elsa ve Ella’nın fiziksel açıdan bile aşırı benzediği kısmı var bir de. Bu arada Elsa’nın babasının Callun Royal gibi yetimhane işletecek seviyede melek olmasını da listeye eklerim aslında. Bu kadar ortak detay varken uzaktan yakından alakası yok seviyesi nasıl olabilir? Bu söylediğin ilginin olması için birebir aynı şeyleri yazmaları mı lazım?
Puan vermedi
Narsist Nesta ile ilgili bir kitap okuyacağıma okuma hayatımı sonlandırırım daha iyi. O yüzden İngilizce olarak sadece Rhys + Feyre kısımlarını okudum. Diğer karakterler zerre kadar umurumda değildi açıkçası merak da etmiyordum. Yazarların bir dünya yarattık hazır onun etini kemiğini sıyıralım, iliğini kurutalım, her karakterin aşkını, dramını bayana kadar yazalım stratejisinden asla hoşlanmıyorum. Nesta karakteri Buz ve Yıldızışığı sarayı ile önceki kitapta kazandığı azıcık saygımı da kaybetmişti. Evi terk edip ben bir başıma yaşarım diyecek kadar esaslı ve dik başlı kızımızın hala Feyre’ye SÖYLE DE KOCAN KİRAMI ÖDESİN diye arsız arsız el açması benim midemi bulandırmıştı o yüzden Nesta ağzıyla kuş tutsa bana yaranamayacak bir karakterdi. İçinden nasıl, ne hissediyor asla umurumda değil eylemleri ve diğerlerine hissettirdikleri ile rezil bir karakter kendisi. Kimsenin içi bunalımlı, vicdan azabı çekiyor diye başkasına köpek gibi davranma hakkı yok. Hele de sana yakın olmaya çalışan, hayatı boyunca senin gibi bir embesilin yükünü sırtında taşımak zorunda kalmış kız kardeşine ters davranıp durmanın hiçbir bahanesi olamaz gudubet Nesta diye bağırmak istedim suratına suratına. O sebeple bu kitaba boşuna para verip vücudumdaki tüm sinir hücrelerine felç indirmek istemedim. Mantıklı da yaptım. En önemli yerleri, Nesta’nın fedakarlığını (ahahaha) okudum. Peh dedim. Sadece peh. Çok gereksiz, olmasa da olurmuş. Feyre - Rhys sahneleri de çok sarmadı zaten. Rhys’ın ilk kitaptaki coolluğu sonradan hanımcılığa dönünce ve her şeyi peki karıcım seviyesinde karşılayınca ondan da sıkıldım. Üzgünüm Sarah J Maas’ı severim ama bu seri artık bitmeli. Jennifer L. Armentrout’un Kan ve Külden’ini daha cezbedici. Ya da yine Sarah’ın yazmış olduğu Hilal Şehir serisi… Boşuna zaman kaybı
Gümüş Alevler SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20211,619 okunma
Mervee isimli okura yanıt verildi
Loc’hlaith
Okudum zaten atlaya atlaya tahammül edemeye edemeye okudum + ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Nesta yaptıklarından sonra isterse içinde vicdan azabından, pişmanlıktan ölüyor olsun umurumda değil. Biri on kişiyi öldürüp ama pişmanım, sebeplerim vardı, içim şöyle böyle dese bir önemi olur mu? Nesta kardeşini yıllarca köle gibi kullandı, sömürdü, o kendini feda edip döndükten sonra arkadaşlarının yanında feyreye köpek gibi davrandı, her şey bitti sizle görüşmek istemiyorum ama kocan kiramı ödesin diye açlık yaptı. Bundan sonra dünyanın en güçlü kadını (?nesta güçlü falan değil, çalıntı güce sahip bir korkak) olsa ne, dolu fedakarlık yapsa ne?
10/10
·448 syf.·
2022 42. kitabı
Allah, sen hastalanmayasın, mikroba virüse yakalanmayasın diye her hafta bir hizmetçi kovan, seni pamuklara sarıp sarmalayan Lord babana sabır versin Audrey Rose. Allah, seni peşine takıp te Londra’dan Bükreş’lere adli tıp öğrenmeye getiren Kont Drakula’nın varisi, asil adli tıpçı Thomas’a da sabır versin Audrey Rose. İyi ki adli tıpla, ölülerle uğraşıyorsun, yaşayanlar konusunda tam bir faciasın Audrey Rose. “Sen macar mısın?” Tek soru ile katili yakaladım. Sahte hedef şaşırtmayı da yutmadım. Katilin tepkileri ilk kitaptaki gibi kabak çiçeği gibi ortadaydı, bizim zekası parlak kızımız yine ve yine katili bulamadı. Katil direkt karşısına geçip bu kızın yüzüne ‘ben katilim’ dese bile bu kız hiçbir şey anlamıyor. İkide sıfır. Üçüncüde inşallah bir şeyler bulmaya başlayacak. Onda da bulamazsa artık yazar finalde bomba patlatacak diye düşünüyorum. Audrey Rose katili bulduğuna göre zirvede bırakıyorum demiş olabilir yazar. AHAHAHAHAHA İlk dakikadan katili şak diye tahmin etsem de en azından araya serpiştirdiğim bazı şüpheliler de oldu. İlk kitapta tek şüphelim katil çıkmıştı. Ama iki kitabı da seviyorum. Katili bulsam da kitapları ayıla bayıla okuyorum. Seriye ölüp bitiyorum da diyebiliriz. 19. yy’da erkekler tarafından aşağılanıp eziklense de, hiçbir cinayeti çözemese de (ajxjdkkddkkdld) inatla ve azimle harika bir adli tıpçı olma yönünde (bu yönde iyi gidiyor) ilerleyen Audrey Rose’a saygı ve selamlar. Go girl! (Üçüncü kitapta aşk üçgeni yapacakmışsın senin adli tıp cezanı versin, hayatı bana şimdiden zehir zıkkım ettin. Thomas ve ben bunı hak etmedik)
Kül ve KanKerri Maniscalco · Ephesus Yayınları · 2021786 okunma
Sage Taylors isimli okura yanıt verildi
Loc’hlaith
3. Kitap laneti oof of