İkisinin keyifli diyaloglarını, sanki bir resme bakıyormuş gibi izleyip karşılaştırdım. Ve bu konuşmalar arasında, babasına gösterdiği ifade ve tonlamalarda, küçük kız çocuklarına yaraşır pırıltıların canlandığını fark ettim. Dahası, onun bu çocuksu mutluluğu, bilmediğim çocukluğunu hayal etmemi sağladı.
“…bir keresinde tabiatın ancak ölmekte olan birinin gözlerinden gerçekten güzel görünebileceğini söylemiştin… O zaman, bu söylediklerini hatırladım. O anki harikuladelik bana böyle hissettirdi.”
Hayat denilen şeyi, senin her zaman yaptığın gibi, her şeyiyle oluruna bırakmak en iyisi. Öyle yaparsak, belki de asla istemeyi bile düşünemeyeceğimiz şeyleri bile bahşeder bize, kimbilir…