Göğüs kafesime tanıdık bir yük kilitlendi. Göğsümün ardında, açık yara gibi zonklayan bir yerde, yumruk büyüklüğünde bir sızı hissettim. Elimi üstüne koydum, bastırdım, bastırdım, parçalamak istercesine hırsla bastırdım, geçmedi. Gerisingeri yatağıma gidip, uyandırmaktan korkmadan Hülya’ya sarıldım. Ağladım.