Tuba Şahin, Beyaz Zambaklar Ülkesi'ni inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ülke gelişimine farkındalık yaratmak için her vatandaşa okutulması gereken muhteşem bir kitap. Bir bataklık ülkesinden, dünyanın en refah ülkelerinden birine dönüşmenin anlatımı. Okurken sürekli Cumhuriyetimizin ilk yıllarını düşündüm ve üzgünüm. Eğer Atatürk'ün bize açtığı yollardan ilerlemeye devam edilseydi biz de bu refah ülkelerden biri olabilirdik. Ne yazık ki bugün bile insanlarımız gaflet uykusunda.

İki şey çözümsüz görünen sorunları bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

*İki şey* yanlış yapmanı engeller:
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek
2- Hak yememek

*İki şey* kişiyi gözden düşürür :
1- Demagoji (Laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

*İki şey* insanı 'Nitelikli İnsan' yapar:
1- İradeye hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak

*İki şey* 'Ekstra Değer' katar:
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

*İki şey* geri bırakır:
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik

*İki şey* kaşif yapar:
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik

*İki şey* ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Sevdiğin işi yapmak

*İki şey* başarının sırrıdır:
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek

*İki şey* başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık

*İki şey* milyonlarca insandan ayırır:
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

*İki şey* gelişmeyi engeller:
1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
2- Felakete odaklanmış olmak

*İki şey* çözüm getirir:
1- Tebessüm (gülümseme)
2- Sükut (susmak)

*İki şey* in değeri kaybedilince anlaşılır:
1- Anne
2- Baba

*İki şey* geri alınmaz:
1- Geçen zaman
2- Söylenen söz

*İki şey* ulaşmaya değerdir:
1- Sevgi
2- Bilgi

*İki şey* "hayatta önemli olan her şey" içindir:
1- Nefes alabilmek
2- Nefes verebilmek

"Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır"

"Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar. "
Kilise tarafından yakılarak öldürülen
*Giordano Bruno* (1548- 1600)

Emrah, bir alıntı ekledi.
Dün 17:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Farkındalık
İnsanların büyük çoğunluğu etraflarında ve kendi içlerinde olup bitenin farkında değiller ve tamda bu sebepten ötürü milyonlarcası hastalıkların kurbanı olup erken yaşta ölüyor.

İcatlarım ve Hayatım, Nikola Tesla (Sayfa 116 - Alfa)İcatlarım ve Hayatım, Nikola Tesla (Sayfa 116 - Alfa)
Nadire Türkmen, Pembe Fili Düşünme'yi inceledi.
23 May 20:32 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın panik atakla yaşadığı mücadeleyi annemin vertigosuna uyarlayarak okudum. Hastaligi, misafirinmiscesine karsilayip agirladiktan sonra gitmesine izin vermek baslica ve en guzel yontem. Kacis cozum degil. Oz sefkatli farkindalik uzerine olan son kisim da hayli dikkat cekici. Baskalarina karsi bu denli nazik olurken neden kendinize nazik,sefkatli davranamiyorsunuz gibi bir soruyla birakiyor sizi yazar. Sahiden neden?

Yasemin Gür, İçimdeki Müzik'i inceledi.
23 May 16:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mükemmel bir kitaptı.Çok ama çok özeldi...
Nasıl bu kitap anlatılır bilmiyorum ama deneyeceğim...
Melody, 11 yaşında özel gereksinime sahip bir çocuk.Beyin felçli doğmuş ve bu nedenle konuşamıyor,yürüyemiyor, yardım almadan yaşamını sürdüremeyecek durumda. Ama hayatında çok özel kişiler var çok güçlü bir anne karakterimiz var ve böyle durumlarda ebeveynlerin çabasının yerinin büyük olduğunu bilmekteyiz.Bayan V de annesi kadar güçlü ve pes etmeyen ve Melody'i bir o kadar seven bir karakter. Birçok yönden şanssız dünyaya gelmiş olsa da ailesi açısından oldukça şanslı diyebiliriz.Olay örgüsü açısından daha fazla detay vermek istemiyorum,okuyup görmeniz gerek...

Melody'nin gözünden onun yaşadıklarına bir pencere açmış yazar bizlere. Düşünsenize aslında zihinsel olarak hiçbir probleminiz yok hatta belki çevredekilerden daha iyi bir zekaya sahipsiniz ancak bunu hiçbir şekilde ifade edemiyorsunuz. Birçok kelimeye sahipsiniz ama hiçbirini ifade edemiyorsunuz.Kitabı okurken sık sık empati yapabiliyor insan,o yüzden herkesin muhakkak okuması gerektiğine inanıyorum Melody'nin anlattığı bu özel hikayeyi.

Okuduğum bölüm ve bu yönde aldığım derslerden dolayısıyla kitaptan etkilenmem 2 kat daha arttı.Olaya çocuk bakışıyla bakmak bizim mesleğimizin en temel noktası ve bu kitap buna oldukça fayda sağlıyor.

Hayatınıza farkındalık katmak için bu eseri tercih edebilirsiniz.Özellikle de ne kadar şanslı olduğunuzu fark etmeniz için eşsiz bir eser. Bizler için normal olan, sıradan olan, ilgi göstermeye bile gerek görmediğimiz ama yapabildiklerimiz şeylerin ufacık bir kısmını yapabilmek için her şeylerinin verebilecek kişilerin etrafımızda olduğunu unutmamalıyız...

İçinde birçok duyguyu barındıran bu güzel kitabı okumayarak çok şey kaçırıyorsunuz.Melody'nin içindeki sese mutlaka kulak vermelisiniz !!!

booksofbet, İyileştiren Sevgili'yi inceledi.
23 May 03:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Daha önce yürüyerek meditasyon kitabını okuyup çok sevdiğim sevgili Zen ustası T. Nhat Hanh bu defa bizlerde tatlar ve aile üzerine, sevgi üzerine farkındalık yaratmaya çalışıyor. Sevginin, birini sevmenin yolu öncelikle kendimizi sevmekten geçiyor ve Hanh bunu çok güzel bir şekilde aktarıyor. Kendisini çok sevmeye devam ediyorum. 🧡

Zehra Aligül, Kinyas ve Kayra'yı inceledi.
22 May 22:50 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir Hakan Günday okuru olmak farkındalık gerektirir. Hayatın üzerinde oynanan oyunları görüp sesini çıkarmayacak kadar bağırmak gerektirir.kendi kabuğuna çekilen çetenin başını hakan günday ve kitapları çeker. bir yazarı sevmek, tüm eserlerini okumak ; belki de büyük bir aşk gerektirir. her cümlesinde kendini aradığın bir kitaptaki beklentilerin yine sen üzerindedir ve yazar size bunu verir. bir okura verilebilecek en güzel hediye yazarın onu anlamasıdır. sizi anlayan bir yazar sizin için yazar. hakan günday yeraltı edebiyatının en uç noktalarında gezinir. parmaklarıyla son dokunuşuymuşçasına dokunur kaleme ve öyle içten yazar. Kinyas ve Kayra ilk kitabıdır. Okuyucularıyla buluşturduğu yıl doğum yılımdır. ilk kitabı olmasına rağmen herhangi bir çarpıklık göremezsiniz. mükemmelliği kitabın cildi yapar.Kitapta Kinyas ve Kayra adında farklı anadan süt emmiş, aynı duyguları paylaşan, birbirlerini çok seven ve bir o kadar da öldürmek isteyen iki kardeşi anlatır. Maceraları Afrika'da başlar, Ortadoğu ve Avrupa'da devam eder. Sizi bu şekilde sürükler. kitabı okurken siz de kıtalar arası yolculuk yaparsınız. geminin kaptanı Hakan Gündaydır. size sunduğu her kelimeyi iyice hazmetmeniz gerekir. Yoksa deniz sizin de midenizi bulandırır. onu hazmetmek sizde devam etme arzusu uyandırır. Kinyas ve Kayra ile olağanüstü anlara şahit olmak kitabı okuduktan sonra tekrar istenecek bir duygudur.

Muhyiddin Şekur ' kaleminin yüreğini sevdiğim insan.Geçtiğimiz hafta sonu imza gününde tanışma şerefine nail oldum şükürler olsun.Kendisine sormak istediğim birkaç soru vardı onları içtenlikle yanıtladı.
Ilk kitabı olan "su üstüne yazı yazmak"eserini okurken iliklerime kadar etkilenmiştim. Bu eserinde de öyle oldu.
Beni bugüne kadar ağlatan, içimi hem sızlatıp hem ferahlatan nadide kitaplardan.Hani her satırın altını çizmek istediğiniz kitaplar olur ya onlardan.Hayatının islam yolundaki deneyimlerini anlatırken anlıyorum ki hayatta karşımıza çıkan her kişi hal ve durum bizim onları idrak etmemiz ve manasını çözümlememizle yaşamımızı gerçekliğe ulaştıracak yoksa gölgede kalmış olacak pek çok hakikat.
Özellikle içten anlatımı bir dost büyüğünüzün size deneyimini aktarırkenki huzurunu işliyor kalplerimize
Türkiye'ye gelmesininin mutluluğunu;
Mevlana Hazretleri ve Eyüp Sultan Hazretleri'yle kurduğu gönül bağını onları birkaç saniyede olsa gördüğü (sırrın aralandığı) o eşsiz anları paylaşmasının cazibesini hissederek hissedar oldum duygularına.

Hayatıma kattığı en önemli şey ise her an ve her durum için Allah'a teşekkür etmenin lezzetiyle Allah'a minnettar olduğumuzdu.

-Elhamdülilah alaküllihal..-

Kitap fuarında da sık sık tekrarladığı öğüdü
"Allah'a bol bol şükret ve Allah'tan yardım iste"cümleleriydi.

Sanki bilmiyor muyuz diyenler varsa bilmek başka olmak başka.
Her şey başka başka.
O günden sonra farkındalık kazandım ve yaptığım en basit davranış için bile şükretmem gerektiğini idrak ettim.

"Şükredin ki artırayım" emrinin sırrını kavradım.Neyin daha fazla olmasını istiyorsanız en çok onun için şükredin.
Güzellik isteyen makyajlardan medet ummasın Allah'a şükrettikçe dahada güzelleşeceğinden emin olsun.Zira Allah vadinden dönmez.

Bana Muhyiddin Şekur'la tanışmayı nasip eden ve şuan bu imkanı vererek buraya hissiyatlarımı aktarmamı nasip eden Allah'a nice nice şükranlarımı sunuyorum.
Tavsiye ediyorum ve okuduktan sonra mutlaka tavsiye edeceğinize inanıyorum.
...

Bay_X, bir alıntı ekledi.
 22 May 11:40 · Kitabı okudu

"İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmez isen
Bu nice okumaktır?"


Bu dizeler, anlatmaya çabaladığım, derin anlamlar içeren hayat felsefesini ve bilgi anlayışını çok iyi özetler mahiyettedir. Neredeyse tümümüzün ezbere bilip tekrarladığı, hatta ağzma tekerleme yaptığı bu şiir, hayatı anlama konusunda paha biçilmez ipuçlarmdan birini veriyor bizlere: Her şeyin, tüm bilmelerin özü, "kendini bilmek”te gizli... Çünkü kendini bilen insan, kabiliyet ve sınırlılıklarının da farkındadır. Kendini bilen insan, değerli varlığını boş uğraşlarla tüketemeyeceğini anlayan kişidir. Kendini bilen insan, gördüğünü sandığı her şeyin bir hayal olabilme ihtimaline hazırlıklı, gerçekliğin tüm boyutlarına karşı zihni açık ve "uyanık" olan insandır. Birçok dinde model olarak gösterilen bu insan tipi "aydınlanmış” olarak tanıtılır (lütfen bizdeki "aydın"
ifadesiyle karıştırmayalım, zira -ses benzerliklerine rağmen- bu iki kavramın anlamları arasmdaki fark bana yoğun azap veriyor). Kendini bilen insan "parayla satın alınabilecek kadar değersiz" şeylerin peşinde ömrünü tüketemez. Kendini bilen insan... Tam da her devirde ihtiyacımız olan insan tipidir işte... Peki, kim bu "kendilerini bilmesi gerekenler"? Tabii ki hepimiz. En başta bunun gerekliliğine inanan ben, sonra bu yazıyı okuyan siz ve geri kalan herkes...
Bu "bilme", öyle bir anda kolayca elde edilebilecek ucuz bir bilgi türü
değil. Bunu tarif eden, "altın formülünü" veren bir pratik kitabına henüz rastlamadım. Kendini bilme, daha çok bir süreçtir. Sürekli
"ayar" gerektiren bir süreç... Düz değilse de belki "fraktal" bir çizgi yahut "doğru yol" üzerinde sürekli bir yürüyüştür. Kendini bilemeyen insanlar, doğru yoldan ayrılıyor olduklarının ayırdına varamayacaklardır. Bu yüzden kendini bilme, aslında yüksek düzeyde bir farkındalık gerektirir. Kendinin, yaşamının, çevresinin, etkileştiği her şeyin ve bunları yorumlayan zihninin farkında olmaktır işin anahtarı. Binlerce gereksiz meşguliyet, para pul derdi, sosyal sorunlar vs. hep kendi farkındalığımızı baltalar, hem de her an.

Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, Sinan Canan (Sayfa 165 - Tuti kitap-Nefes yayıncılık)Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, Sinan Canan (Sayfa 165 - Tuti kitap-Nefes yayıncılık)

“Zaman geçirdiğiniz kişinin,
Okuduğunuz kitabın;
Söylediğiniz şarkının rengine boyanırsınız...
O halde iyi kalpleri sevin,
Farkındalık yaratan kitapları okuyun,
Ve sizi mutlu eden şarkıları söylemekten asla vazgeçmeyin...”
Hasan Turgut Erdoğan