Ömer Faruk

Said b. Cübeyr şöyle demiştir: Kişinin gözünde küçük görülen günahlar, kıyâmet gününde dağlardan daha büyük olacaktır ve onun bütün iyilikleri de onun gözünde her şeyden daha az görülür.
Din
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"At beslemek üç şeye sebep olur. Bir adam için mükafaata, diğeri için ihtiyaç gidermeye, başka biri için de günaha. Atı kendisi için mükafaata sebep olan kimse atını Allah yoluna tahsis eden kimsedir. Bu kişi atını bir çayıra veya bir bahçeye bağlandığında atı ipine bağlı iken çayır ve bahçede yaptığı şeyler onun için iyilikler olarak yazılır. Şâyet at ipini koparıp bir veya iki adım şahlanarak yürüyecek olursa atın izleri ve dışkıları onun için iyilikler olarak yazılır. Şâyet bu at bir nehirden geçer de sahibi istemediği halde oradan su içecek olursa bu da sahibi için iyilikler olarak yazılır. Evet işte böyle bir at sahibi için mükafaat vesilesidir. Bir kişi de atını kimseye muhtaç olmamak için ve şahsiyetini korumak için besleyecek olur da Allah'ın, o atın boynunda ve sırtındaki haklarını unutmayacak olursa bu da onun için ihtiyaçlarını karşılama aracıdır. Bir kişi de atını sadece böbürlenmek gösteriş yapmak ve başkalarına düşmanlık etmek için besleyecek olura bu da onun için bir günah vasıtasıdır." Bundan sonra Resûlüllahtan, eşekler hakkında soruldu. Resûlüllah buyurdu ki: "Allah bana, eşekler hakkında şu emsalsiz ve genel ifadeli âyetler dışında bir şey indirmedi. O âyetler şunlardır: "Kim zerre miktarı iyilik yapmışsa onun sevabını görür. Kim de zerre miktarı kötülük yapmışsa onun cezasını görür." Buhari, K. Tefsir el-Kur'an, Sûre: 99
Din
Enes b. Malik, Resûlüllah’ın şöyle buyurduğunu Rivâyet ediyor: "Allah, yaptığı iyilikte hiçbir mü’mine haksızlık yapmaz. Mü’mine dünyada iken o iyiliğinin karşılığı verilir. Âhirette de onun karşılığında mükafaatlandırılır. Kafire ise Allah için yaptığı iyiliklerinin karşılığı dünyada verilir. Böylece âhirete göçtüğünde de mükafaatlandırılacak hiçbir iyiliği kalmaz. Müslim. K. el- Munfekîn. bab: 56, Hadis No: 2808 / Ahmed b. Hanbel Müsned, C. 3 S. 123
Din
Mesruk diyor ki: "Hazret-i Âişe dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, şüphesiz ki Abdullah b. Cüd'an, cahiliye döneminde akrabasına iyi davranır ve yoksulları doyururdu. Bunlar ona bir fayda verecek mi?" Resûlüllah buyurdu ki: "Hayır bir fayda vermeyecek. Zira o hiçbir gün: "Rabbim, sen ceza gününde benim hatalarımı affet." dememişti. Müslim, K.el-İman, bab: 365. Hadis no: 214 / Ahmed b. Hanbel, Müsned, C.6, S.93
Din
Taberi konuyla ilgili olarak şu naları zikretmiştir: Enes diyor ki: "Ebubekir ra Resûlüllah sav ile birlikte yemek yiyordu. O sırada: "Kim zerre miktarı iyilik yapmışsa onun sevabını görür. Kim de zerre miktarı kötülük yapmışsa onun cezasını görür." âyetleri nazil oldu. Bunun üzerine Ebubekir elini yemekten çekti ve dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, ben yaptığım zerre miktarı bir kötülükten dolayı cezalandırılacağım ha?" Resûlüllah buyurdu ki: "Ey Ebubekir, senin dünyada iken gördüğün kötülükler, zerre miktarı olan serlerdir. Zerre miktarı olan hayırları ise Allah senin için biriktirmektedir. Sen onları kıyamet gününde bulacaksın."
Din