İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışamıyorsun. Zaman geçirecek uğraşlar ediniyorsun kendine.
Sokrates –bütün yunanlıların en zekisi– yalan yere, genç Atinalıları baştan çıkarmakla suçlandı ve ölüme mahkûm edildi. Kaçabilirdi ama zehri içmeyi tercih etti. O, bedenlerimizin ruhlarımızdan daha önemsiz olduğuna inanıyordu. Belki de Parkinsonluydu.
Kimse hatalarını kabul etmekten hoşlanmaz. Yapmamız gerekenle yaptığımız arasındaki açığı kabullenmekten, hepimiz nefret ederiz. Bu yüzden de ya eylemlerimizi ya da inançlarımızı değiştiririz.