sen…dokuz öfkeli köyün yanağı gamzelisi
kucağında bir buket “Henîen Leküm” hediyesi
senin ellerinde müebbet bir hürriyete dönüşür
yeter ki biraz ölme bu akşam
(mazi kıtasına hürmetle)
farzımuhal
sen... dokuz öfkeli köyün yaftalanmış delisi
türkünün ezgilerinde gizlenmiş umut tutamağıdır gözlerin
dokuz öfkeli köyün dokuz meydanına savrulmuş, bir sevda tutanağıdır
yanağın pembeleşirken fısıltıyla sobeleşen sözlerin
Cenk Ilgar
sen benim yarım,yaram
yarama bastığım tuz
ki her iyileşme arefesinde
kabuklarını teker teker yolduğum
(dört mevsimimsin sen benim
en çok da nevruz)
Fm Cenk Ilgar
Özlemek
Kalinina Kutuzova kesişiminde
bindiğim o eski tramvayın
asık çehreli yolcuları arasında
Yalnız yapayalnız
El ayamla erittiğim buzlu camdan bakarak
doğru durağı yakalamaktır
fm Cenk Ilgar