yine se bir şeyi sevebilmek hiçbir şeyi sevmemekten, birini sevebilmek hiç kimseyi sevmemekten iyidir; işte buradayım, bu dünyada yaşıyorum ve bir anlığına bile keşke yaşamasaydım demiyorum. bu da bir armağan, bir lütuf değil mi, çok önemli bir şey sayılmaz mı?
bana hiç güzelliğin benim dahil olmadığım bir işlem yoluyla tarafıma aktarıldığı pasif bir süreçmiş gibi gelmiyor; aktif bir emekmiş, bir araya getirilen ürün de güzellik deneyiminin kendisiymiş gibi geliyor.
defteri şimdi okuyunca tuhaf duygulara kapılıyorum. Ben böyle biri miymişim bir zamanlar? en gelip geçici izlenimlerin bile içine sığabilen, kendine yer açabilen, orada barınabilen, bolluklar ve güzellikler bulabilen biri. belli ki öyleymişim