"O zaman da içinde gizli bir yük taşıyanların ruh halini anlıyor, dünya ne kadar büyük olursa olsun, yeni izlenimler ne kadar mutluluk verirse versin bilincinde minicik bir hastalıklı nokta varsa bunların hiç fayda etmediğini , ne akla, ne yüreğe bir şey katmadığını, derinden derine kişinin kendi ruh halini ve çevresindekilerle ilişkisini belirlediğini gayet iyi kavrıyordu."
"Belki de tersine, bozkır gecelerinin yüceliği insanların ruhlarında yüce şiirlerin doğmasını sağlıyordu zira şiir insan ruhunun dünyevi mekânda kendi kendini onaylaması değil midir ?"
"İnsan hayatını belirlemek ve tanımlamak zordur. Her halükârda olası her türlü karakterin, her türlü beşeri ilişkinin sonsuz bileşimi o kadar karmaşıktır ki, çağdaş süper bilgisayar sistemi en sıradan insan genel eğrisini bile sentezleyemez."
"İnsanlar düşünen varlıklar haline geldiklerinden beri kendilerini tanımaya çalışmalarına rağmen, kötülüğün her zaman iyiliğe nasıl olup da galip geldiği bilmecesini çözmeye çalışsalar da başarılı olamadılar..."