Raven

Oh Kaptan! Benim kaptanım!
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2024 19:47
Ormana gittim çünkü bilinçli yaşamak istiyordum. Derinlemesine yaşamak ve hayatın iliğini emmek, öldüğümde hiç yaşamamış olduğumu fark etmemek istiyordum! Ölü Ozanlar Derneği'nin kitabı, filmin ardından yazıldığı için kitap okuyor hissini okuyucuya geçiremiyor ama bu da hızlı bir okuma sağlıyor. Birkaç ayda bir elime alıp altını çizdiğim, işaretlediğim yerleri okumak hep iyi geliyor. Bu yüzden insanın baş ucu kitaplarından olması gerektiğini düşünüyorum, daha fazla insan Keating'i okuyabilirse belki de içinde yaşadığımız bu bataklıktan farksız dünyada daha fazla kişi yıldızlara bakabilir. Öğretmenlerinden böyle etkilenen ve hayatı sonsuza dek değişen öğrencileri okumaktan hoşlanıyorum. Belki Cameron değil ama Knox, Todd ve diğerlerinin hayatlarının devamında da Keating ve Neil'i gittikleri her yere götürdüklerine inanmayı seviyorum. Şiire olan yaklaşımları, sadece bir mağara ve bir şiir kitabının, bir latince deyişin hayatlarına böylesine dokunabilmesi beni çok etkiliyor. Şiirin hayatın her anında bizimle olduğunu düşünüyorum ama çok azımız Ölü Ozanlar gibi bunun farkına varıp hayatın iliğini sömürebiliyoruz.
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·336 syf.··
2023 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2023 00:00
Klasik bir Agatha Christie kitabıydı diyebilirim. Puanım 4/5. Son elli altmış sayfaya kadar olayı anlamlandıramadım. Bella ile konuştuklarında o dan iyice şüphelenmiştim ama broştaki T.A. beni durdurdu. Ne de olsa onun Bella idi, değil mi? Agatha Christie kitapları hakkında sevmediğim şey bu. Okura söylenmeyen, okurun bilmesinin imkanının olmadığı ve vakada kilit noktaya sahip konular oluyor her zaman. Bella'dan şüphelenmeyi kestiğimde direkt Charles'a yöneltmiştim şüphelerimi ama hep bariz bir şekilde katil olduğu gösterilen karakter de neredeyse hiç katil olmuyor. Poirot her şeyi açıklayana kadar hemen hemen Hastings gibiydim yine. Onun dışında çok eğlendim kitabın başını okurken. Emily'nin mektubu beni çok eğlendirdi, zevkliydi. Aile draması çok yoğundu, herkesi tek tek okurken bu beni biraz sıktı. Genel olarak Lord Edgware'i Kim Öldürdü ile kıyasladığımda katili pek de merak etmediğim bir kitaptı. Poirot'nun yalanları, büründüğü biyografi yazarlığı, sözde akrabalarının hastalıkları ise beni okurken çok eğlendirdi; sanıyorum ki Hastings'in ahlak anlayışının çeyreği bile bende bulunmuyor.
Sessiz TanıkAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20101,471 okunma
10/10
·224 syf.··
2023 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2023 00:00
Uzun zamandır Agatha Christie okumamıştım, Lord Edgware'i Kim Öldürdü harika bir geri dönüş oldu. Bundan sonra Noel'de Cinayet ve Ölüm Sessiz Geldi ile devam etmeyi düşünüyorum. Agatha okuma konusunda mı paslanmışım, okul yüzünden kafamı tam olarak veremeden mi okudum yoksa bu kitapla mı alakalı bilemiyorum ama gerçekten Hastings gibiydim bu vakada. Öncelikle kitaptakilere çektirdiğini iddia edebileceğimiz acıya rağmen Lord Edgware'e bayıldığımı söylemeliyim, haksızca başına gelenleri göze alırsak kendimde bu hakkı görüyorum. Dracula'ya geri dönme isteğimi diriltti Edgware ile ilgili birkaç paragraf. Hakkında daha fazla şey okumak isterdim gerçekten. Dehşetengiz bir adamdansa basitçe gotik edebiyata ilgisi olan ve bunu hayatına kısmen uyarlamış bir adam gibi göründü bana. On Küçük Zenci gibi kitabın sonunda katilden bir mektubu okumak çok güzeldi, sanırım bu tür polisiye romanları daha çok seviyorum. Her şeyi bir de katilden dinlemek bu tür vakalarda gerçekten iyi oluyor. Jane'in değişik türde bir zekası var, kısmen Yunan edebiyatı yüzünden yakalanmasınıysa bir trajedi olarak görüyorum. Yunan edebiyatından ve Paris'ten çok kısa da olsa bahsedilmesi fazlasıyla hoşuma gitti. Cinayettense karakterlerin üzerinde duracağım kısmen. Poirot yine her zamanki gibiydi, onu okumayı özlediğimi itiraf etmeliyim. Japp daha önceleri bu kadar sinir bozucu muydu hiç bilmiyorum ama bu sefer sinirlerimi hoplattı. Azizim Hastings her zamanki gibiydi. Jane ve Lord Edgware dışındaki karakterler konusunda da bahsedilecek pek bir şey bulamıyorum açıkçası. Uşaktan kısaca söz edebilirim. Uşağın aslında kılık değiştirmiş olan Carlotta Adams olduğunu birden fazla kez düşünmüştüm ama maalesef öyle çıkmadı. Bunlar dışında elbiselerin değiştirilmesi, şapkanın sol tarafı gizlemesi, gölgelerin
Lord Edgware'i Kim ÖldürdüAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20201,142 okunma
8/10
·173 syf.··
2023 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 00:00
Bu kitaptan sonra Agatha Christie'nin eserlerini elimden geldiğince çıkış tarihine göre okumaya karar verdim. Genel olarak iki ana kısımdan oluşuyordu kitap. Puanım 4/5. Fare Kapanı öyküsünü sevdim, olaylar hızlıca gelişip sonuca ulaştı. Bana biraz On Küçük Zenci hissi verdiğini söyleyebilirim. Trotten'dan hiç şüphelenmemiştim. Sonraki kısımda Tommy'nin sözleri de bu durumu doğruladı zaten. Şüphe duyulan kişi masumdur. İlk önce Christopher Wren'i düşünmüştüm ama sonra onun bariz seçenek olduğunu düşünerek bundan vazgeçtim. Ondan sonra en makul kişi Giles idi. Binbaşı Metcalf'ın asıl müfettiş olabileceğinden hiç şüphelenmemiştim. Özellikle onun için ilginç bir olay olmuş olmalı. Tommy ve Tuppence'ı ilk okuyuşumdu. Açıkçası onlara bayıldım. Agatha Christie'nin dedektiflik dünyasını böylesini kullanması özgün bir fikir bana kalırsa. Yine de Poirot'yu kullanarak Sherlock Holmes'u eleştirirken Tommy ve Tuppence aracılığıyla onu romanlarına katması... bunun hakkında ne düşüneceğimden emin değilim ama hiç de iyi şeyler olmadıklarını biliyorum. Agatha Christie şüphesiz polisiyenin kraliçesi ancak benim tercihim her zaman Sherlock Holmes olacaktır. Tommy ve Tuppence'ın çeşitli olayları çözerken bir yandan da asıl olayı beklemelerini okumak ilgi çekiciydi. Özellikle dünya çapındaki dedektiflik hikayelerinin böyle kullanılması Holmes dışında fazlasıyla hoşuma gitti diyebilirim.
Fare KapanıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 02,642 okunma
10/10
·285 syf.··
2023 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2023 00:00
Agatha Christie'nin kalemine bir kez daha hayran olduğumu söylemem gerek. Olayın Hemşire Leatheran'ın gözünden bir anı gibi kaleme alınmasını sevdim. Şampanyadaki Zehir gibi olacağını düşünmüştüm açıkçası, Hercule Poirot'nun varlığı bir sürpriz oldu. Son bölümde Poirot'nun Doğu Ekspresiyle Avrupa'ya geçerken kendisini başka bir cinayet olayının içinde bulduğu söylendi, bundan hareketle kronolojik olarak bundan sonra gelen hikayenin Doğu Ekspres'inde Cinayet olduğunu düşünüyorum. Bana kalırsa olayın kimin ağzından anlatıldığından içeri gizlenen başka detaylara kadar çok iyi yazılmış bir kitaptı. Büyük Dörtler'deki kısmi faciadan sonra iyi geldi. Puanım 5/5. Bu kısımdan sonrası okuma zevkinizi kesinlikle kaçıracak major spoiler içermektedir. Kitap boyunca cinayeti işleyebilecek pek çok kişi olduğunu düşündüm, hatta Poirot'nun soruşturma kısımları geldiğinde kafam çok ama çok karışmıştı. Louise'in eski kocasının Richard Carey olduğunu düşünüyordum açıkçası. Öte yandan Louise ile Carey'nin ilişkisi açığa çıktıktan sonra varsayımlarım katilin Doktor Leidner olabileceği yönündeydi. Bunda o kadar da şaşırmadım ama Louise'in birinci kocası Frederick Bosner olacağı aklıma dahi gelmemişti. Son sayfaları okurken birçok kez şok olup sesli tepki verdim. Son zamanlarda içimde büyük bir gizem okuma arzusu vardı, Mezopotamya'da Cinayet beni tamamen tatmin etti bu konuda. Agatha Christie'nin bu kadar çok karakteri yazıp hepsine mantıklı geçmişler vererek olayın içine ustaca yerleştirmesi fazlasıyla hayran olduğum bir şey. Kendim de romandan ziyade novella olarak adlandırabileceğim pek çok şey yazıyorum ama bunu asla onun çapında bir karakter yazımıyla yapabileceğimi sanmam. Louise'in cinayetinin içine Peder Lavigny ve Raoul Menier'in varlığının mükemmel bir biçimde konulduğunu
Mezopotamya'da CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20131,606 okunma