fatbet

fatbet
@fatbeth
üzerine düşünmek istediğim alıntılar ve hakkında fikir sahibi olmak istediğim kitaplar
Kendi gibiler yaşamın kıyısına süpürülürken Tauro gibi yönetici koltuklarda oturan kişilerin yaşamda başarılı olmalarının nedeninin, yalnızca onların zekâları, yetenekleri, becerileri değil, düpedüz varlıklarından etrafa yayılan karşı konulmaz bir çekim olduğuna karar veriyor. Onlara karşı çıkmak, farklı düşünüyormuş gibi yapmak, söylediklerine itiraz etmek, eşitleriymiş gibi davranmak beyhudedir. Onlara sadece itaat edilir. Sizinle tartışıyormuş gibi görünmeleri bile ikna etme çabasından çok, baştan emin oldukları sonuca ulaşmanın biraz uzatılmış yoludur yalnızca. Arada ne yaşanırsa yaşansın, sonunda onların isteklerini gerçekleştirir, tembihlerine uyar, dediklerini yaparsınız. Onların adeta bir cinsel cazibe taşıyan yönetme ve yönlendirme gücü karşısında diğerlerine düşen öyle ya da böyle boyun eğmektir.
Sayfa 453 - metis·Kitabı okudu
Reklam
Woh-Zack
Merak uyandırayım derken karşı tarafı bıktırdığının, önemsenme ihtiyacı uğruna ettiği gevezeliğin, vereceği bilginin değerinin önüne geçtiğinin farkinda bile değil.
Sayfa 451 - metis·Kitabı okudu
Bendag
Bunca yılın deneyimiyle biliyordu ki, bir gezmen yaşamı boyunca kaç yurt gezmiş, ne kadar yol yapmış olursa olsun hedefi önceden kararlaştırılmış bir yere vardığında, içini kuşatan o inanamazlık duygusundan kolay kurtulamazdı. Sonunda hedefine ulaşmış olduğuna içini ikna etmesi için, en azından orada bir gece geçirip ertesi sabah o kentin gününe, gürültüsüne uyanması gerekirdi.
Sayfa 435 - metis·Kitabı okudu
Her ne kadar eski bir inanışa göre "Taşları çözülen kapıdan geçmemek gerek," denmiş olsa da, yaşı ilerleyen insanlar gün gelir yaşı ilerleyen kentlerin taşları çözülen kapılarından bir daha geçmek isterler.
Sayfa 434 - metis·Kitabı okudu
Yaşlanmakla, deneyim kazanmış olmanin aynı şey olmadığını içinden geçtikleri yıllardan öğrenmeyi bilmiş, kavrayışı yüksek kişilerdir bunlar. Yılların içinden geçmekle onlara kulak vermenin aynı şey olmadığını bilirler. Bilgelikle yaşlanmanın verdiği huzur içinde kendilerini usul usul damıtarak, hayata karşı sabırsızlık göstermeden; yersiz hırslara, öfkelere, yenişme duygularına kapılmadan, içinde yaşadıkları günün her ânının tadını çıkararak orada öylece oturup esneyerek, kaşınarak, arada bir uyuklayarak, bazen konuşup bazen susarak sakin sakin beklerler. Neyi beklediklerinin hiçbir önemi kalmamıştır sanki; her sabah uyandıklarında başlarında aynı göğü bulacaklarını bilmenin güveniyle bir şeyi bekliyor olmak, gündeliğin azalan ama tükenmeyen ayrıntılarıyla uğraşmayı sürdürmek, yaşadıklarının, var olduklarının ve hâlâ bir şeyleri umup bekleyecek bir zamana sahip olduklarının işaretidir. Ömrün gerisini sakin bir gönülle yaşamak için bu kadarı da yeterlidir.
Sayfa 425 - metis·Kitabı okudu
Reklam