Ama sordun diye söylüyorum, ben varoluşa ağlıyorum sevgili çocuk. İyi ya da kötü bir şey olduğunu söylemiyorum bunun, yalnızca bazen çok ağır geldiğini söylüyorum."
"Varoluşa ağlıyorum," dedi Bendag. Bunu en rahat bir çocuğa söyleyebilirdi. "En büyük çaresizlik varoluştur. Niye var olduğunu anlamadan var olursun çünkü. Bazı çocuklar bunu bazı büyüklerden daha iyi anlar.
Azıcık soluklanmak için oturduğu bir nar ağacının altında dalgın gözlerle uzun bir süre hareketsiz durduktan sonra birden nedensiz yere ağlamaya başladı. Belli bir sebeple ağlamayalı yıllar olmuştu. Zaman zaman çeşitli aralıklarla kısmi bir ihtiyacı karşılar gibi sebepsiz ağladığı olmuyor değildi. Olayların kendisine fazla geldiği, bir şeylerin yükünü taşımakta zorlandığı anlar olsa gerekti bunlar. İçini kurcalayıp neyin, niye olduğunu anlamak yerine hiçbir şey düşünmeden öylesine yıkanır gibi ağlamak ona iyi geliyor; çözülen gözyaşları gözlerinin çürüğünü alıyor, içini ferahlatıyordu.