fatbet

fatbet
@fatbeth
üzerine düşünmek istediğim alıntılar ve hakkında fikir sahibi olmak istediğim kitaplar
Chinhaya
Bendag bir gün ona "Yol, çare midir," diye sorduğunda, "Hichir şey, hiçbir şeye çare değildir," demişti Chinhaya. "Sadece var oluyoruz. Hepsi bu. Abartıp durmayın yaşamayı. Tesadüfler, sadelikleri içinde sevilip kabul edildikçe derinleşirler. İnsan aklının kolay entrikalarına sığdırmaya çalışmayın çevrenizde ve kaderinizde olan bitenleri, yaşamın işleyişini, doğanın, evrenin düzenini... Hayatın hilelerine akıl erdiremezsiniz. Tabiatın sebepleri vardır. İnsan aklı bu sebepleri biliyormuş gibi yapma bönlüğünü gösterir sadece. Deminki sorunu unutmadım. 'Yol çare midir?" diye soruyorsun. Yol çare değildir belki, ama yolda şunu öğrenirsin en azından: Sürgünün giderilemezliğini. Kendini yola vurmadan öğrenemeyeceğin bu kunt gerçeği. Ama bu dediğime de bakma; bu söz, daha ağzımdan çıktığı anda solabilir. Örneğin gün gelir biri çıkar, kendisini evine tutsak eder, yıllarca kapı önüne bile çıkmaz, okuduklarına yazdıklarına gömer kendini, o da öyle yaşar kendi sürgününü. Hangisinin yaptığının daha doğru olduğunu kim bilebilir?"
Sayfa 304 - metis·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bendag
Yaşam, yolunuzun üstündeki geçici sığınaklarla dolu. Biliyor: Bazen yolda fazla eğleşir, bazen sığınakta fazla kalır insan. Yazgının dikiş yerleri birbirini tutmaz. Ezberini tazeler gibi yaşamın ona öğrettiklerini düşünüyor: Yaşamda istek, korku hep var olmuş, güvenceyse hiç olmamıştır.
Sayfa 299 - metis·Kitabı okudu
Zeheyra
Çok yakından tanıdığımız insanlar, ne zaman bu kadar yabancı olurlardı?
Sayfa 288 - metis·Kitabı okudu
Serhenas
Yaşam, bilinmezlikleriyle, hesaplanamazlığıyla, ele geçirilemez yanlarıyla güzeldi. Yolunun kesiştiği tesadüflerde karşısına çıkabilecek felaketler de, mutluluklar da kardeşti.
Sayfa 252 - metis·Kitabı okudu
Moottah
Her insanın ömründe kendinden önceki insanların anlamadıklarını anlamanın mutluluğu ve anlaşılmasını kendinden sonraki insanlara devredecekleri bilinmezliklerin kederi vardı. Biz her ne kadar öyle sansak da yaşam günün birinde birilerinin çıkıp tek tek çözeceği sırların bir toplamı değildi. Bütün sırları çözüldüğünde anlaşılıp kapağı kapatılacak okunmuş bir kitap değildi yaşam; yarım kalmış bilmeceleri, hiçbir zaman açıklığa kavuşmamış muammaları, çözülemeyen sırları ve olanca karmaşasıyla da yaşamdı. Bir planı varsa da bunlar bizim zihnimizin anlayamayacağı, algılayamayacağı bağlantılar bütünlüğüne ve aklımızın kavrayamayacağı bir iç tutarlılığa sahipti. ... Anlamaya çalışmaktan vazgeçmeden yaşamı kabullenmek; belki de asıl başarılması gereken budur.
Sayfa 239 - metis·Kitabı okudu