Görünüşe bakılırsa, insan hemen hemen her şeye dayanabiliyor. Hiç yapmadığı şeylere bile dayanabiliyor. Bazı şeylerin dayanılmaz olduğu düşüncesine bile dayanabiliyor. Şöyle bir kendini bırakıp otursa, ağlasa. Bunu yapmayacağını bilmeye de dayanıyor. Arkasına bakmamaya bile dayanıyor, bakmanın ya da bakmamanın bir işine yaramayacağını bildiği halde.
«Gönder onu. kızım. Herhalde onun yarı yaşından fazla değildir yaşın. Ama şimdiden onun iki katı yaşadın . Hiç erişmeyecek. yetişemeyecek sana. çünkü çok zaman kaybetti. Ve bu da, onun ·hiçliği, senin herşeyliğin kadar onulmaz bir şey. Hiçbir zaman yetişemeyecek. senin geri döne meyeceğin gibi.