İlk karısı erkek çocukları olsun diye hep dua eder dururmuş. Sonunda bir erkek çocukları olmuş, ama john’un zekası pek gelişmeyince, More karısına, “erkek çocuğun olsun diye öyle yalvarıp yakardın ki, bu çocuk ömrünün sonuna kadar hep ‘erkek çocuk’ kalacak,” demiştir.
Aklı başında bir cerrahın ancak son çare olarak bir kolu ya da bir bacağı kestiği gibi, toplum da ancak her çeşit çareyi denedikten sonra ölüm cezasına başvurmalı.
Hasat zamanı gelince tohumu eken el, ha bir erkek eli olmuş, ha bir kadın eli… İnsanı hayvandan ayıran akıl erkekte de var, kadında da. Onun için ikisi de okumalı; güzel bir eğitimin tohumlarıyla yeşeren bir tarla örneği, akıllanı geliştirip güçlendirmeli.