İstanbul, Çemberlitaş doğumlu olan yazarımız Galatasaray Lisesi mezunudur. (Galatasaray’da okuduğu yıllara denk gelen bir anısını da Atatürk Galatasaray’da hikâyesinde yaşatmıştır.)Yurt dışında Alman filolojisi, felsefe, tiyatro alanlarında öğrenim görmüştür. Öğretim üyeliğinde bulunmuş ve gazetecilik yapmıştır.
Haldun Taner, Cumhuriyet Devri’nin entelektüel şahsiyetlerindendir. Cumhuriyet Devri edebiyatının hiç şüphesiz en mühim tiyatro ve hikâye yazarlarındandır.
Özellikle Türk tiyatrosuna büyük katkıları olmuş, Zeki Alasya ve Metin Akpınar’la birlikte “Devekuşu Kabare Tiyatrosu”nu kurmuştur.
Türk edebiyatının ilk epik tiyatro örneği olan” Keşanlı Ali Destanı”nı yazmıştır.
Haldun Taner, siyasi ve sosyal hadiseleri yergi süzgecinden geçiren bir taşlama üstadıdır.
Tanınmış bir heccavdır.
Haldun Taner, modern öykünün önemli kalemlerindendir. Ve benim Haldun Taner’le ilk karşılaşmam Şişhaneye Yağmur Yağıyordu eseriyle oldu. Yazar, ilk hikâyesinde(Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu) direkt olarak özgün kaleminin hünerini dimağıma geçirdi. Biteviyelikten uzak, kendine münhasır yazarlık meziyeti, hikâyelerinde işlediği konulara bakış açısı, şuuru ters düz edip sorgulamaya itmesi, mütemadiyen eleştiri eleğini elinden bırakmaması, kimi zaman akıl dolu ironik söyleyişi, günlük hayatta insanoğlunun fark edemediği kesitleri şaşırtır derecede sürükleyici verişi ve kimi zaman insana dâir bilinci, tahmin edilemeyen yönlerden sunuşu ile muhayyilemde büyük tesir uyandırdı.
Ayrıca Haldun Taner’in öykülerinde anılarından beslendiği, kişisel tespit ve gözlemlerini hikâyelerinde kurgunun içerisine serpiştirdiği aşikâr. Haldun Taner’i Şişhanede Yağmur Yağıyordu eserinde hayattaki karelerin iç âlemine dokunan bir tespit ustası görüyorum.
Alelade bir anı, günlük hayatta kestiremediğimiz bir