Dini, siyasi ve ideolojik söylemlerde kalabalıkları yönlendirmek için kavramların belirsizliğinden azami derecede yararlanılmaya çalışılır. Özellikle düşünce içeriği zayıflatılıp duygu yönü artırılan kavramlar, kalabalıkların yönetiminde kullanılır; bir de duygu yüklü kavramlara karşılık gelen maddi durumlara işaret edilirse yığınları evirip çevirmek son derece kolay hâle gelir.
Mahlukatın maslahatı ile menfaatini öncelemeyen bir yeryüzü siyaseti en nihayetinde kendine karşı döner. Bu nedenledir ki, kâdim siyaset anlayışında "devlet, küfür üzre bâki kalır, zulüm üzre bâki kalamaz" deyişi bir ilke hâlini almıştır.