"Halk Partisi'nin zenginlerle yoksulları bir arada barındırabilmesi için çoğunluğu meydana getiren az gelirli vatandaşlara üstünlük tanıması şarttır. Ancak bu yolla gerçek halklardan partiye idareci kadrolar yetiştirmek mümkün olur ki, varlıklıların giderek iktidarı yoksular aleyhine ele geçirmeleri önlenebilsin!" dedim.
Seçmen söylenene değil, bunlardan hangisinin iktidara daha yakın olduğuna, yakın olanlardan da hangisinin vurguna daha açık, daha yatkın olduğuna bakar. Böyle durumlarda politikacıları hırsızlıkla suçlamak, onların seçim güçlerini azaltmaz, tersini arttırır?" dedim.
Bir yandan zenginlik düşmanlığı alıp yürürken öte yandan insanlar içinde debelendikleri kara yoksulluktan ancak vurgunla, kanunsuz çarpmalarla, lotaryalar yoluyla kurtulacakları inancına varırlar. Böyle ortamlarda hırsızlık ayıp olmaktan çıkar. Toplumun en alt tabakalarında sürünenler bile hiç olmazsa çocuklarını okutup bu soygun çetesine katmayı biricik amaç edinirler. Böyle ortamlarda halklara doğruları anlatmak giderek imkansızlaşır.
Bir toplum düşün ki orada adam öldürmeye hem de çoğu suçsuz adam öldürmeye siyaset deniyor. Bu yüzden bizde yiğitliğin 10 şartı vardır 9'u kaçmak bir hiç görünmemektir.