"Sen evleneceğin zaman amcan, yani merhum dayın, "Kızım, seni mutlu edecek bir adam olduğu için ben istiyorum," dediği zaman bilirsin..
Büyük annemin beni gelin edeceği zaman yengeme, yani annene "Tam evini idare edecek, karısını besleyip geçindirecek bir koca," dediğini sen de işitmiştin.
.
.
.
Bu adam beni o kadar mutlu edeceğine dair bir sözde bulunmadı. Zira kendisinde öyle bir şey de aranmamıştı."
"Bir kimse senin bilmediğini düşünerek, sana bir söz söylediği zaman sen bildiğini göstererek onu utandırma. Sözüne müdahalede bulunma, aksine tam bir dikkatle ilgili dinlediğini hissettir."
"Misafirle veya herhangi biriyle konuştuğunda alçak ve yumuşak bir ses tonu ile konuş, gereksiz yere sesini yükseltme. Sesi yükseltmek, konuşanın görgüsüzlüğünü ve karşısındakine saygı duymadığını gösterir."