Piiyasa ideolojisi insanı tam buradan vurdu. Çünkü tahammül edemediğin şeyi, dönüştürmek zorunda kalırsın. Dönüştüremediğin şeyi satın alırsın.
Göz, artık görmüyor; seçiyor. Kalp, artık atmıyor; onaylıyor.
Ayna karşısında ürperen bedeni sen sanıyorsan, kapitalist aklın şarkısını çoktan ezberlemişsin demektir. Tartılmaktan, ölçülmekten, biçilmeye zorlanmaktan yorulmuş bir varlık haline geldi insan.
Düzelir mi? Deneriz.
Çirkin olanın tanımını yeniden yapmak lazım belki de. Çirkin olan, başkalarının gözünden kendimize bakmamızı isteyen toplum anlayışıydı. Çirkin olan, insana insan gibi bakmayı unutan bizi metalaştıran bu yeni kültürdü.
Çirkin olan, her insanı bir kalıba sokmaya çalışan, bizi rakamlara ve standartlara indirgemeye yemin etmiş bu eleştiri sistemiydi. Pürüzsüz olan, direnç göstermeyen, acısız ve yarasız olan bir dünyaya duyulan saplantıydı çirkin olan.
Belki de "kusur" kelimesinin itibarını iade etmemiz gerekiyor bilemiyoruz. Eksikliğin gözüne bakmaktan korkmayan, çatlağın içinden süzülen ışığın tadına varır.