f

f
@fatimaderler
nâmüsait!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tek bir akıllı telefon, yalnız metal değil su da tüketiyor. Yaklaşık on üç ton su, hammadde ile devre kartı arasında buharlaşıyor; çölde kana kana içecek su bulamayan dudaklara ulaşamadan, fabrika bacalarından göğe karışıyor. Telefonlarımızın kalbinde atan kobaltın büyük bölümü Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden geliyor. Yedi yaşındaki bir çocuğun karanlık tünelde avuçlarına doldurulan mavi cevher, gömleğindeki tozla birlikte akciğerlerine işliyor. O çocuk yılda iki yüz dolar bile kazanamıyor ama o cevher, dünya ölçeğinde trilyonları döndüren bir çarkın dişlisi. Böylece modernizasyon dedikleri şey bir çocuğun duasını nefesinde düğümlüyor; cümle âleme "ilerleme" diye sattığı masalı, karanlık galerilerde terli bir çocuk emeğiyle mühürlüyor. Neden? Kendi eksikliğimizi, başkalarının gözünde tamamlayabilelim diye. İki yüz dolar, bir çocuğun hayatının fiyatı olmuş. Her gram kobalt, bir çocuğun duasını boğazında düğümleyen modernite gerdanlığı. Çağın putları artık ekranlı. Cahiliye devrinden bu yana değişen tek şey, putların şarj edilebilir olması. Biz bu matematiği kabul eden mekanizmanın suç ortaklarıyız. Trilyon dolarlık değer dedikleri şey, binlerce çocuğun kanıyla yazılmış bir fatura sadece aslında.
Nesil Yayınları
Elli milyon ton atık, elli milyon kez ölen vicdanımızın ağırlığı. Kurşunla ağırlaşan çocuk kanları, bizim hafifleyen insanlığımızın bedeli. Çağın hastalığı değil bu, çağın kendisi hastalık; biz de bu hastalığın elli milyon tonluk belirtisiyiz işte. Suyun, gözyaşına dönüştüğü yerleri göremiyoruz çünkü ekranlarımız çok parlak. O çocukların nasır tutmuş ellerini göremiyoruz çünkü kendi ellerimize sürdüğümüz kremler çok pahalı. Kendimizi değerli hissetmek için edindiğimiz her şey, başkalarının değersizleştiği bir denklemde çözülüyor. Kendi içimizi tamir etmeye çalışırken, başkasının dışı dökülüyor. Onların oynayamadığı oyunların faturası bizim oynadığımız sanal oyunlarla ödeniyor
Nesil Yayınları
1000Kitap
Bir ilişkiyi ayakta tutan şey, sadece sizin çabanız olacaksa, o ilişkinin bitmesi en çok sizin hayrınızadır..
İnsan ve Duygular
Kusurluluk çirkin midir her zaman?
Piiyasa ideolojisi insanı tam buradan vurdu. Çünkü tahammül edemediğin şeyi, dönüştürmek zorunda kalırsın. Dönüştüremediğin şeyi satın alırsın. Göz, artık görmüyor; seçiyor. Kalp, artık atmıyor; onaylıyor. Ayna karşısında ürperen bedeni sen sanıyorsan, kapitalist aklın şarkısını çoktan ezberlemişsin demektir. Tartılmaktan, ölçülmekten, biçilmeye zorlanmaktan yorulmuş bir varlık haline geldi insan. Düzelir mi? Deneriz. Çirkin olanın tanımını yeniden yapmak lazım belki de. Çirkin olan, başkalarının gözünden kendimize bakmamızı isteyen toplum anlayışıydı. Çirkin olan, insana insan gibi bakmayı unutan bizi metalaştıran bu yeni kültürdü. Çirkin olan, her insanı bir kalıba sokmaya çalışan, bizi rakamlara ve standartlara indirgemeye yemin etmiş bu eleştiri sistemiydi. Pürüzsüz olan, direnç göstermeyen, acısız ve yarasız olan bir dünyaya duyulan saplantıydı çirkin olan. Belki de "kusur" kelimesinin itibarını iade etmemiz gerekiyor bilemiyoruz. Eksikliğin gözüne bakmaktan korkmayan, çatlağın içinden süzülen ışığın tadına varır.
Nesil Yayınları
1000Kitap