125. Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü
İslâm’a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü
göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar.31 Allah, inanmayanla- ra azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
123. İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri ge-
lenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar
hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmu-
yorlar.
29 . Müşrikler ölmüş hayvan eti yerler ve aralarında, “Bakın, Muhammed ve ashabı ken-
di elleriyle kestikleri hayvanların etini yerler de Allah’ın öldürdüğü haramdır, der-
ler” diye dedikodu yaparlardı. Âyet, müşriklerin durumuna düşmemeleri konusunda
mü’minleri uyarmaktadır.
Mekke döneminde inmiştir. Kuvvetli görüşe göre, 91, 92, 93, 151, 152 ve 153.
âyetler Medine’de inmiştir. 165 âyettir. Adını, 136, 138 ve 139. âyetlerde yer
alan “el-En’âm” kelimesinden almıştır. En’âm, koyun, keçi, deve ve sığır cinsi
ehli hayvanları ifade eden bir kelimedir. Sûrede başlıca tevhide, adalete, peygamberliğe, ahirete dair meseleler ile küfrün ve batıl inançların reddi ve bazı
temel ahlâk kuralları konu edilmektedir
89. Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar.
Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta
hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek
ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa,
onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz