Kimliğin Görünmez Dokusu
Bölüm 84 | Eagleman bu satırlarda insanın sandığından çok daha “işlenmiş” bir varlık olduğunu hatırlatıyor. Bir kimliği inşa eden şey, büyük dönüm noktaları değil; hayatın içinden akıp giden küçük temaslar, kısa konuşmalar, izlediğimiz filmler, tanık olduğumuz duygular ve içinde büyüdüğümüz kültürdür.
Her an... her görüntü... her kelime...
Sinir sistemimizin içine mikroskobik bir iz bırakır.
Ve bu izler, zamanla üst üste eklenerek bizi biz yapan görünmez dokuyu oluşturur.
Bizi şekillendiren hep birikir:
Ailemizden duyduğumuz bir cümle,
Çocukluk arkadaşımızın kahkahası,
Sevdiğimiz bir filmin son sahnesi,
Bir akşamüstü yapılan kısa bir sohbet...
Hepsi sinir sistemimizde bir yer edinir ve kişiliğimizin nereye evrilebileceğini sessizce belirler.
Eagleman’ın söylediği şey şudur:
Kimlik, genetik bir yazgı değil; maruz kaldığımız deneyimlerin hafızaya kazıdığı bir bütünlüktür. Bu yüzden insan, sandığından çok daha karmaşık ve çok daha hikâyelidir.
Bu alıntı bize şunu hatırlatır:
Kendimizi anlamak istiyorsak, geçmişimizi ve temas ettiğimiz dünyaları anlamaktan başlamalıyız.
Çünkü biz, yaşadığımız her şeyin toplamıyız.