Birtakım tuhaf fikirler, karanlık hislerle bunalıyordum , kafam cevapsız sorularla doluydu.. bendeyse ne onları çözecek güç ne de istek vardı. Bütün bunları çözmek benim harcım değildi!
Yürüyor, şarkı söylüyordum, çünkü mutlu olduğumda ben de , bir dostu ya da iyi bir tanıdığı olmayan, o neşeli anında neşesini paylaşacak kimsesi bulunmayan her mutlu insan gibi kendi kendime bir şeyler mırıldanırım.
Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?