FATMA ATMACA

FATMA ATMACA
@fatmaca_
5 Ocak
5 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Mimarların bazen kendilerini Tanrı gibi gördükleri duygusu...
Ev, diğer evlerden ya da şimdilerde kentlerde pek görülmeyen bahçeden dış duvarlarla kendisini ayırır. Bahçe de aynı ayırmayı bahçe duvarıyla yapar. Duvarsız ev yoktur. İlkin evin dış duvarları yapılır, sonra iç düzeni belirlenir. Bu, mimari bir gereklilik olmakla birlikte başka çağrışımları da akla getirir. Bir ev kurulurken tümdengelimsel davranılır, tümevarımsal değil. Hiç kimse önce evin bir ayrıntısını, bir iç bölmesini yapıp, sonra diğer bağımsız bölümleri yapmaya kalkışmaz. Böyle bir yöntemle uc uca eklenmiş, kullanışsız birtakım birimler ortaya çıkar, bir ev değil. Demek ki ev yapmak, ilkin bütünün tasarlanmasını, sonra bütünden parçalara gidilmesini, parçalar arasındaki ilişkilerin kurulmasını gerektirir. Buna iç mekân örgenleşmesi deniyor. Ev ailenin yurdudur. Ev içi mekânın örgenleşmesi, ailenin burada nasıl oturduğunu, nasıl yaşadığını belirler. Ev yapmak, yaşamı biçimlemek demektir. Mimarların bazen kendilerini Tanrı gibi gördükleri duygusunun temelinde bu olgu yatar.
Ev Üstüne Felsefece Bir Deneme