Ey nefsi emmare! katiyyen bilki, senin hususi fakat pek geniş bir dünya vardır ki âmal, ümit teallükat ihtiyacat üzerine bina edilmiştir. O hususi dünyanın en büyük temel taşı ve tek direği senin vücudun ve senin hayatınıdır. Halbuki o direk kurtludur. O temel taşı da çürüktür. Halas, o hususi dünya'nın esasında fesat ve zayıftır. Daima harap olmaya hazırdır. Evet senin bu cismin ebedi değil, demirden değil, taştan değil, ancak et ve kemikten ibarettir. anî olarak sen başına yıkılabilir. altında kalır, ölürsün. Bak, zaman mazi senin gibi ölüp geçmiş olanlara geniş bir kabir olduğu gibi, istikbal zamanı da geniş bir mezaristan olacaktır. bugün sen, iki kabir arasında yaşıyorsun. artık sen bilirsin.