!!!!!SPOLİER İÇERİR!!!!
Bir tavsiye üzerine okuduğum Dönüşüm’ü, beni -dönüşümünü tamamlayamamış- daha farklı dünyaların yol açtığı dönüştürülmüş, dönüştürülecek kişilerin arasında bırakmış olmasının şaşkınlığı içerisindeyim.
Ana karakterimiz Gregor Samsa, bir sabah kendini haşereye dönüşmüş bulmasıyla insan Gregor ile haşere Gregor arasında kimlik bulma savaşı verir. Aslında bu savaş Gregor’un içinde hep vardı ama etrafındakiler bu savaşın galibini -haşere olanı - dönüşümünü fiziken gerçekleştirmiş Gregor’u gördüklerinde bildiler. Gregor kendini kabul ve ispat çabasına bu sefer haşere olarak devam etti. Gelgelelim ki Gregor’un hayatında değişen tek şey varlığıyla kapladığı alanın küçülmesine karşılık ailesinin gözündeki yük ve işe yaramazlığının gitgide büyümüş olmasıydı.
Artık her haşere benim için bir Gregor’a tekamül ediyor olduğu düşüncesiyle bir daha hiçbir haşereye böcek gözüyle bakamayacağım sanırım. Demem o ki hepimiz hayatımızın bir evresinde bir haşere bir yaprak bir bulut … vb. olmanın getireceği hafifliliğini ve yükümsüzlüğünü istemişizdir. Kimimiz seçer kimimiz zaten hep öyledir, öyle hissetmiş ve yaşamıştır. Kitaptan yola çıkarak kimseye bu hissiyatı hissettirmemek, onların dönüşümünü gözle görülür hale gelmeden onları değerli kılmak ve bunun ayırdında olmak en önemli vazifemiz olsa gerek.
“ BİR KiTAP BİR İNSAN, BİR İNSAN BİR DÜNYA EDER.”
:):):)Keyifli okumalar :)))